[ , ]    Sayı:291 Mart 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  Narin: İthalat disiplin altına alınmalı

  Narin'den Moghadam'a KDV telgrafı

  Narin: Ekonomik kalkınma vatandaştan başlar

  IMF "hayır" demiş!


 Euratex

  Euratex'de Çin için harekete geçti


Gündem

  Eximbank ihracatçılara 7.6 milyar dolar destek verecek

  Üniversite-Sanayi buluşması 12 Mayıs'ta


Ayın Konusu

  Çin mallarına asgari fiyat sınırı


Deklarasyon

  Tekstilde ortak Çin deklarasyonu


 İhracat

  DTM, "81 ilden sınırların ötesine ihracat kampanyası" başlattı

  İhracatta 50 milyar dolar sınırı aşıldı


 Hukuk

  İŞ GÜVENCESİNE TABİ OLACAK İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİ SAYISININ HESABI (Karar İncelemesi)


 ENGLISH

  Summaries in English

Güncel


IMF "hayır" demiş!...

Şevket SÜREK

surekavi@superonline.com

 

Tekstilde KDV'nin yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmesine IMF böyle demiş.
Hükümet de "Emrin olur" çekince mesele bitmiş.
Bunları basından öğreniyoruz.
Yazımı yazdığım şu ana kadar hükümetten bu konuda bir açıklama yok.
8 Mart günü tüm gazetelerde gördük.
Maliye Bakanı'mız Sayın Unakıtan, sırtında 10 numaralı formasıyla hükümetin santrforluğuna soyunmuş ve...
"Evlatlarımızın geleceğini düşünüyorsak kayıtdışıyla beraber mücadele edelim. Herkes vergisini dürüstçe beyan etsin. Görüyorsunuz ilaçta KDV'yi indirdik, fiyatlar ucuzladı, kayıtdışından bana ne kadar vergi gelirse, bununla diğer vergileri indireceğim" demiş.
Ne güzel...
Acaba Sayın Bakan, bu söylevi tekstil konusunda IMF'de söyledi mi?
"Tekstilde aldığımız KDV'den fazlasını ödüyoruz" dedi mi?
"2004 yılını kayıtdışı ile mücadele yılı ilan ettim, KDV'yi 18'den 8'e indirirsem daha fazla vergi gelirimiz olacak, işte hesapları" diyebildi mi?
Anlaşılıyor ki, bunlar denilememiş veya denilmiş de IMF ikna edilememiş ve 10 numaralı santrforun IMF kalesine attığı şut kendi kalesine gol olmuş!
Ve yine anlaşılıyor ki, hükümetin 2004 yılını kayıtdışı ile mücadele yılı ilan etmesine rağmen kayıtdışı ile mücadele yönünde "babalar" gibi ikna edici bir programı, bir projesi, bir planı yok.
Sayın Bakan veya kendisine akıl verenler sanıyorlar ki "hamiline çek" yasaklanıp, "10 veya 5 milyarın altındaki ödemeler" bankalar kanalıyla yapılınca kayıtdışı önlenecek.
Kayıtdışı ticaret yapanların banka ile işi ne? 5-10 milyar sınırı ve hamiline çek ile ne alakaları olabilir?
Kayıtdışımn siparişten sevkıyata, ödemesinden borç ertelemesine kadar yıllardır tıkır tıkır işleyen bir raconu var.
Bu öyle bir racon ki, kayıtdışı ödemeler kayıt içi ödemelere göre çok daha sağlam ve ödenme yüzdesi daha yüksek, batağı daha az.
Burada çok önemli bir konuya değinmek isterim.
KDV'den şikayet edilmesinin nedeni, aslında yüzde 18 oranı değildir. Şikayetin ana nedeni, müesseseleşmiş firmalar tüm ticari aktivitelerini yüzde 18 KDV oranı ile yaparlarken, yüzde 70'lerle ifade edilen bir kesimin ya hiç KDV kullanmadığı, ya da yüzde 9 KDV oranını kullandığı ve yarattıkları haksız rekabettir.
Yani, herkes yüzde 18 KDV'yi tüm ticari aktivitelerinde kullansa böyle bir sorun gündemde olmayacaktır.
Gelin görün ki bu yapılamıyor, kontrole ne Hazine'nin ne de Maliye'nin gücü yetiyor.
Eğer, bu yapılamıyorsa, KDV oranını yüzde 18'den yüzde 8'e indirerek doğal bir çözüm yaratılabilirdi.
Zira, sıfır ile 18 arasındaki cazibe 8 ile 18 arasında daralacak ve inanın KDV kaynaklı kayıtdışı yüzde 70'lerden sıfıra inecek ve Hazine'nin kasalarına daha çok vergi olarak yansıyacaktı.
Olamadı, IMF ikna edilemedi ve çok önemli bir fırsat yitirildi.
Olmayışta, SDŞ'lerin (dış ticaret sermaye şirketlerinin) ve bavul ticareti lobisinin etkileri olduğu söyleniyor.
Evet... KDV'nin indirilmesi yönünde destekleyenler çoğunlukta olmakla beraber, karşı çıkanlar da vardı.
Gel gelelim, karşı çıkanların tamamı ihracat kökenli firmalardı ve Maliye karşı çıkan firmalardaki bu garip durumu çözmekte aciz kaldı.
SDŞ'lerin, ihracattaki KDV iade ödemelerinin getirdiği sorunlardan nasiplenerek varlıklarını sürdüren firmalar olduğu biliniyor. Tamamen bu ihtiyaçtan kurulup semirdiklerin-den KDV'nin 8'e indirilmesi halinde ihracatçının KDV iadesi doğmayacak ve varlıklarının gerekçesi ortadan kalkacak.
KDV iadeleri sorun olarak kaldıkça hayat bulacak olan SDŞ'ler bu rahatsızlıklarını gizleyerek "KDV oranı eğer tekstilde 8'e inerse diğer sektörler de ister ve Hazine vergi kaybına uğrar" gibi Maliye'ye şirin gözükecek bir tezi işlediler. Böyle bir tez ticaret odaları tarafından işle-nilse anlayabilirdim ama, gelin görün ki karşı duruş Maliye'nin "ihracatta aldığımızdan daha fazla KDV ödüyoruz" şeklinde şikayet ettiği SDŞ'lerden geliyordu ve "diğer sektörler de ister" çıkışı Maliye'ye "aba altından sopa göstermek" anlamında olmalıydı.
KDV'nin 18'den 8'e indirilmesinden rahatsız olan diğer grubun konumu daha da garip.
Bu grup da ihracatçı ve bu işi uluslararası bildik yollarla değil de "bavul"da yapanlar.
Genellikle mükellef olma anlayışından uzak, faturaya, KDV'ye Fransız bir yapıları var.
KDV oranı yüzde 8'e inerse faturasız mal almakta sorun yaşayacaklarından indirime karşı tavırdalar.
Onlar da SDŞ benzeri "kayıtdışı artar, diğer sektörler de ister" ifadesinde kendileriyle uzaktan yakından alakası olamayan ancak Maliye'ce şirin olabilecek bir tezi savunuyorlar.
Kısaca, SDŞ'ler ve bavulcular "bozacı, şıracı" örneği KDV'nin silahşörlüğüne soyunmuşlar.
Şimdilik bildiğimiz, Sayın Bakan Babacan'ın "Bizimle gurur duyuyorlar" dediği IMF'nin, KDV'nin 18'den 8'e indirilmesine "hayır" dediğidir.
Bu sonuçta Maliye ve Hazine'nin IMF'yi ikna edemediği gerçeği mi vardır, yoksa SDŞ'ler ve bavulcuların etkileri mi vardır? Onu da yakında öğreniriz.


DÜNYA-11/03/2004

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net