[ , ]    Sayı:293 Mayıs 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Antalya Semineri

  Antalya Semineri


 Değerlendirme

  Ankara'dan duyarlılık bekliyoruz

  Adres verin baskın yapalım


Gündem

  Kayseri eğitimleri

  10. Uluslararası İzmir Tekstil ve Hazır Giyim Sempozyumu

  Suriye'nin ucuz ipliği üreticileri zorluyor


Ayın Konusu

  Ekonomide öncelikli rota: Yoksullukla mücadele


Tekstil Kongresi

  Taklitçilikle bir yere varılamaz


 Fuar

  Türk ev tekstilcileri Rusya pazarında iddialı

  EVTEKS-2004 CNR Expo'da kapıların açtı


 Hukuk

  BORDRO DIŞINDA ÜCRET ÖDENDİĞİNİN İSPATI
(Karar İncelemesi)


 ENGLISH

  Summaries in English

Ayın Konusu

 

Özel sektör katılımının sağlanamadığı Türkiye İktisat Kongresi'nde sürdürülebilir büyümenin yolları arandı...
Ekonomide öncelikli rota: Yoksullukla mücadele

Türkiye İktisat Kongresi, 12 yıl aradan sonra 5-9 Mayıs tarihleri arasında İzmir Kültürpark'ta toplandı. Şimdiye kadar "İzmir İktisat Kongresi" olarak düzenlenen ve adı "Türkiye İktisat Kongresi" olarak değiştirilen kongre sonunda yayınlanan sonuç bildirisinde ekonomide öncelikli rotanın "yoksullukla mücadele" olacağına dikkat çekildi. Kongrede sonuç bildirgesine yansıyan hedeflere göre orta vadede gelir dağılımındaki düzelme Portekiz'in bugün bulunduğu seviyelere çıkarılacak. Uzun vadede ise yoksulluk ve gelir eşitsizliğinde AB ülkeleri ortalamasına ulaşılması hedefleniyor.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Türkiye İktisat Kongresi'ne devletin zirvesinin yanında, hem
ekonomik hem de siyasi yönden masanın öbür tarafında bulunan dünyanın ekonomi öncüleri büyük ilgi gösterdi. 400'ü aşkın katılımcının konuşma yaptığı kongrede IMF Başkan Yardımcısı Arma Krueger, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Francois Bourguignon, OECD Genel sekreteri Donald Johnston, Dünya Bankası Baş Ekonomisti Pradeep Mitra, Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Andrew Vorkink ve Gregory Jetrzejczak ile AB ülkelerinden temsilcileri de hazır bulundu. Ancak kongreye özel sektörden katılımın az olması dikkat çekti. Kongre sonunda yayınlanan sonuç bildirgesi ise Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener tarafından kamuoyuna açıklandı. Gelir dağılımı ve yoksulluğun Türkiye'nin en temel sorunları arasında bulunduğu kaydedilen sonuç bildirgesinde, bu konularla mücadele için de istihdam ve işsizliğe yönelik acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekildi.

Sonuç bildirgesinde, gelir dağılımını düzeltmek amacıyla gelirin piyasa koşuşlarına göre dağılımına, ekonomik ve sosyal dengeler dikkate alınarak müdahale etmenin mümkün ve gerekli olduğu kaydedildi. Bildirgede gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksullukla mücadele konusunda uygulanan kamusal araçlarla yapılan yardımların iyi takip edilmesi amacıyla kuruluşlar arasında koordinasyonun ivedilikle oluşturulması gerektiği vurgulandı. Bildirgede ülkenin en önemli sorunlarından biri olan işsizliğin çözümüne yönelik olarak hükümet ve toplumsal kesimlerin sosyal duyarlılığı ile ulusal istihdam stratejisi hazırlanması gerektiği de kaydedildi.

Hedef Portekiz seviyesi
Bildiride, kısa vadede yoksulluğun alt sınırı olarak kabul edilen "mutlak yoksulluk sınırının" altında hiçbir vatandaşın kalmamasının temel hedef olduğu, orta vadede gelir dağılımındaki düzelmeyi Portekiz'in bugün bulunduğu seviyelere kadar getirmenin amaçlandığı, uzun vadede ise yoksulluk ve gelir eşitliğinde AB ülkeleri ortalamasına ulaşılmasının kaydedildiği bildirildi. Ulusal yoksullukla mücadele stratejisinin oluşturulması gerektiği de belirtildi.; Eğitim konusunda bölgeler arası dengesizlik ve eğitimde cinsiyet ayrımının azaltılması gerektiğinin vurgulandığı bildiride, sağlık ve eğitim hizmetlerinin hem büyümeyi destekleyen, hem de gelir eşitsizliğini azaltan etkisi olması nedeniyle beşeri sermayeye ve sosyal hizmetlere yatırım yapılması gerektiği üzerinde duruldu. Orta ve uzun vadede sürdürülebilir yüksek büyüme açısından makro ekonomik ve politik istikrarın önemine dikkat çekilen bildiride, "Ekonomide kısa vadede şoklar ve dalgalanmalar olsa bile orta ve uzun vadede temel makro ekonomik politikalar önem kazanmaktadır. Bu bağlamda doğru politikalar uygulanması ve uygulanan politikaların sık sık değiştirilmemesi önemlidir. Türkiye önemli bir büyüme potansiyeline sahiptir. Ancak, makro ekonomik ve siyasi istikrarın yanı sıra yatırım ortamının iyileştirilmesi, bölgesel dinamiklerin harekete geçirilmesi, kurumsal yapının buna uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir" denildi.

Bildirgede, yapısal reformlar alanında faiz dışı fazla hedefini destekleyen alanlara öncelik verilmesi gerektiği belirtilerek, şunlar kaydedildi: "Mali disiplinin sağlanması doğrultusunda kamu açıklan ve özellikle sosyal güvenlik açıkları azaltılmalıdır. Kamu maliyesinde harcamalar ve gelirler, büyümeyi destekleyecek ve gelir eşitsizliğini azaltacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Makro ekonomik istikrarın sağlanması için mali disiplinin korunması ve yapısal reformlara devam edilmesi gereklidir. Yapısal reformlarla desteklenmeyen mali disiplinin başarılı olma şansı yoktur. Bu kapsamda kayıtdışı ekonomi kontrol altın alınmalı, kamuda iyi yönetişim ilkeleri yerleştirilmeli ve hukuki altyapı yerleştirilmelidir."

AB hazırlığı sürecek
Bildiride, 2004 yılı Aralık ayında toplanacak AB zirvesinde Türkiye ile müzakerelerin açılmasına karar verilmesi halinde ülke için zorlu ve yeni bir sürecin başlayacağı, Türkiye'nin bazı alanlarda Gümrük Birliği çerçevesinde AB müktesebatına uyum sağladığı kaydedildi. AB'ye 1 Mayıs 2004 tarihinde üye olan ülkelerin tecrübeleri de dikkate alınarak, müzakere sürecine yönelik hazırlıkların vakit geçirilmeksizin başlatılması gerektiği kaydedildi.

Sonuç bildirgesinde, kamuda yeniden yapılanmanın temel dinamiğinin demokratikleşme ve katılım olması gerektiği kaydedildi. Bildirgede bi-lim-teknoloji politikalarının Vizyon 2023 hedefleri çerçevesinde hayata geçirilmesi, AR-GE'ye daha fazla kaynak aktarılması, ulusal inovasyon sisteminin geliştirilmesi, sanayide bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, ileri teknoloji alanları ile teknoloji geliştirme bölgelerinin teşvik edilmesi gerektiği belirtildi.

Yatırımların ve büyümenin artırılması için sanayi üzerindeki aşırı vergi ve prim yükünün hafifletilmesi, teşvik politikalarının yeniden düzenlenmesi, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve alternatif enerji kaynakları geliştirilmesi istemlerine bildirgede yer verildi. Bildirgede, girişimciliğin geliştirilmesi için firma açma ve kapatmanın kolaylaştırılması, bürokrasinin azaltılması, vergilerin düşürülmesi istenirken, etkin destekleme politikalarının geliştirilmesi işgücü kalitesinin artırılması gerektiği ifade edildi. Sürdürülebilir bir kalkınma ivmesi yaratmanın temel koşulunun, bilgi temelli bir ekonomik sistem kurmak ve bu sisteme toplumun tüm kesimlerini dahil edecek bir yönetim modeli oluşturma önerisinin yer aldığı bildirgede "günümüzde, bilginin ekonominin en temel üretim faktörü haline geldiği" kaydedildi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve rekabet edilebilirliğin sağlanması yönünde sürdürülebilir bir tarım politikasının oluşturulmasının ekonomik büyüme açısından önemine dikkat çekildi. Bildirgede son 10-15 yılda sanayi üretiminin önemli oranda arttığı, verimlilik, teknoloji kullanımı ve rekabet edilebilirlikte gelinen noktada yetersiz kalındığı anlatıldı. Sanayi sektöründe kısa dönemde katma değer artışı sağlanabilecek alanlara ağırlık verilmesi belirtilirken, uzun dönemde ise AB Lizbon stratejisine paralel olarak sanayinin bilgiye dayalı bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiği vurgulandı. Bildirgede AB müktesebatına tam uyum ve katılım öncesi fonların etkin kullanımı ve üyelik sonrası yapısal fonların hazırlık perspektifi içinde, yerel düzeyde fırsatların yaratılabilmesi açısından esnek bir çerçeve yasa çıkarılmasının önem arz ettiğine dikkat çekildi.

Bildirgeyi okuduktan sonra bir açıklama yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, kongrede gıda yoksulluk sınırının altında kabul edilen mutlak yoksulluk sınırının altında hiçbir yurttaşın kalmamasının temel hedef olarak belirlendiğini söyledi. Şener, "Orta vadede, gelir dağılımındaki düzelmeyi Portekiz'in bugün bulunduğu seviyelere kadar getirmek amaçlanmaktadır. Uzun vadede ise yoksulluk ve gelir eşitsizliğinde AB ülkeleri ortalamasına ulaşılması hedeflenmektedir. Ulusal bir yoksullukla mücadele stratejisi-, nin oluşturulması gerekmektedir. Kendi insanınızı kalkınmaya dahil etmezseniz yoksulluğu ile baş başa bırakırsınız. Yoksullukla mücadelenin bir parçasıdır ki sanayide emek-yo-ğun sektörlerin seçilmesi önem arz etmektedir. Toplumda en yoğun kesim işsizlerdir" şeklinde konuştu.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net