[ , ]    Sayı:293 Mayıs 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Antalya Semineri

  Antalya Semineri


 Değerlendirme

  Ankara'dan duyarlılık bekliyoruz

  Adres verin baskın yapalım


Gündem

  Kayseri eğitimleri

  10. Uluslararası İzmir Tekstil ve Hazır Giyim Sempozyumu

  Suriye'nin ucuz ipliği üreticileri zorluyor


Ayın Konusu

  Ekonomide öncelikli rota: Yoksullukla mücadele


Tekstil Kongresi

  Taklitçilikle bir yere varılamaz


 Fuar

  Türk ev tekstilcileri Rusya pazarında iddialı

  EVTEKS-2004 CNR Expo'da kapıların açtı


 Hukuk

  BORDRO DIŞINDA ÜCRET ÖDENDİĞİNİN İSPATI
(Karar İncelemesi)


 ENGLISH

  Summaries in English

Editör'den


Ankara mı Çin mi?

 

Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası'nın her yıl geleneksel olarak düzenlediği Antalya seminerinin bu yılki konusu feryat figan ettiğimiz Çin sorunuydu. Kotaların kalkacağı 2005'e az bir zaman kala Çin'in yaratacağı etki bu seminerde tartışıldı ve çare arandı. Bürokratların da katıldığı seminerde kafalarda oluşan sorular tek tek ortaya konuldu:

• Çin'e karşı oluşturulmuş bir stratejimiz var mı?
• Çin'den korkacağımıza o ülkeye ihracat yapamaz mıyız?
• Kontrolsüz ithalat devam ettiği sürece Türkiye'de yatırım yapmak mümkün olur mu?
• Hükümetle mutabakata varılmasına rağmen tekstilde KDV oranı neden hala yüzde 18'den 8'e indirilmiyor?
Sorular bunlarla sınırlı kalmadı tabii. Seminerde en kritik soruyu Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin sordu:
• Asıl korkulması gereken gerçekten Çin mi? Yoksa Ankara mı?

"Neden?" diye soranlara Narin'in cevabı gecikmedi:
"Avrupa ile yapılan anlaşmalar Türk vatandaşına, yatırımcısına, işçisine uymuyor. Buna rağmen Ankara bunu tatbik etmekte ısrar ediyor. İhracat yapana anasından başlayarak her şeyi soruyorsunuz. Peki ithalatta niye sormuyorsunuz? İthalatçının da anası babası yok mu? Ona da sorun. Demek ki sistemde bir Ankara var."

Narin'in tespitleri böyle. Çin malını Türkiye'ye getirenlerle mücadele edilmesini, ithalatın denetim altına alınmasını istiyor. Seminerde ortak görüş de bu doğrultuda belirdi. Ankara'dan ne para ne de kredi istendi.

Haksız rekabetin önüne geçmek, yatırımlara yeniden ivme kazandırmak için üç temel sorunun çözümü istendi: Kayıtdışı ekonomi, karmaşık vergi sistemi ve maliyetler...
Yani mevzuatlar kolaylaştırılsın, vergi veren müesseselere destek verilsin, vermeyenden hesap sorulsun ve başta enerji olmak üzere maliyetlerin üzerindeki yükler azaltılsın...
İşte sektöre "ecel terleri döktüren" ana unsurlar böyle. Bu sorunlar devam ettiği ve Çin'le başa çıkabilmek için gerekli strateji oluşturulmadığı sürece, aynı soru sorulmaya devam edecek:

Ankara mı Çin mi?

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net