ü

[ , ]    Sayı:292 Nisan 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  Narin: Çin'le rekabetin yolu ithalatın kontrolüne bağlı

  Öztemir: İstihdam

  Fas Ticaret Heyeti sendikamızı ziyaret etti


 Genel Kurul

  Halit Narin'le devam


Gündem

  Türk sanayiinin önderi veda etti


Ayın Konusu

  İşte Türkiye'nin gerçek gücü: Kişi başına gelir 4731 dolar

  Narin: AB bize fakir ülke diye bakıyor


Panel

  Türkiye Çin'den korkacağına o pazara ihracatı düşünmeli


 Araştırma

  Şahin; Sektörün ağır krizlere ve büyük olumsuzluklara rağmen, ayakta kalması ve dünya ile rakebat edebilmesi iftihar vesilesidir


 Görüş

  2005 SEMBOLİK BİR TARİH OLARAK MI KALACAK?


 Hukuk

  TOPLU SÖZLEŞME YETKİSİNE İTİRAZDA İŞKOLUNUN TESPİTİ

Genel Kurul

Sendikamızın seçimli genel kurulunda tekstilciler Başkan Narin'in "Ahengi bozmayın" çağrısına uydu...
Halit Narin'le devam

Narin; "Sendikanın temel amacı sosyal dengeleri işçi-işveren arasında kurmak, üreticiyi üretici olarak devrede tutmaktır."

 

Tekstilciler, Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin'le devam dedi. Genel kurulun ikinci gününde yapılan seçimler sonucunda Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin'in listesi yeniden yönetime seçildi. Narin seçimlere katılan 90 katılımcıdan tamamının oyunu alırken, Sendikamızın yeni Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Halit Narin, Necmettin Oztemir, Sadık Oğuz, Yakup Güngör, Bülent Çorapçı, Ozcan Özenbay, Bülent Başer, Mehmet Ho-tiç, Ali Yönder. Sendikamızın 20'nci genel kurul toplantısı 10-11 Nisan tarihlerinde yapıldı. Divan Başkanlığı'm Nihat Yüksel'in yaptığı genel kurulun ilk gününde açış konuşması yapan Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin katılımcılara "Ahenginizi bozmayın" çağrısı yaptı. Genel Kurul öncesi yönetime dönük eleştirel yaklaşım-
lar olduğunu ve kulisler yapıldığına dikkat çeken Narin konuşmasına sendikanın kuruluşundan bu yana yaptığı çalışmaları anlatarak başladı. Sendikanın yaptığı işlerin kimseden gizlisi saklısı olmadığını belirten Narin, bütün kararların ayda iki defa toplanan İdare Heyeti ve yine ayda bir defa toplanan Danışma Kurulu'nun bilgisi ve onayı dahilinde alındığını söyledi. Narin "Burası bir menfaat değil bir hizmet teşekkülüdür. Bu hizmet teşekkülünün temel amacı sosyal dengeleri işçi-işveren arasında kurmak, üreticiyi üretici olarak devrede tutmaktır" dedi.

Geçmiş dönemde olumlu faaliyetlerin yapıldığını söyleyen Narin "Çok az grev, çok az lokavt yapmışız. Hatta grev ilan eden işçi sendikasından 'Neden lokavt ilan etmedin' diye tenkit yedik. Dünyanın hiçbir tarafında böyle birşey olmaz. Çünkü biz hep ilkleri yapıyoruz. Bu dönemleri geride bırakan bir teşkilatta, manevi desteğin dışında hiçbir şey beklemeyerek seçilen arkadaşlar, sizlerin adına burada faaliyette bulundu" dedi.

Geçmiş dönemde İdare Heyeti ve Danışma Kurulu toplantılarına katılımın az olduğuna da dikkat çeken Narin şöyle devam etti: "Buna rağmen 1974 yılında Avrupa Birliği ile kota pazarlığı yaptık. Brüksel'e gidip iplik, bez ve konfeksiyon kotalarını tartıştık. Bunu yaparken yanımızda hiçbir birlik yoktu. Bütün bunlan yaparken buradaki menfaat paylaşımını değil ahengi ve dayanışma gücünü kullandık. Ertekin Ashaboğlu, Bülent Başer ve hepsinin katkısıyla, yılda en az 8-10 kez dışarı gitmek suretiyle bu çalışmalar devam ediyor. Tüm bunlara rağmen Ertekin Bey'in yerden yere vurulduğunu duyduğumda fevkalade üzülüyorum. Ya bir işi yapacaksınız, ya da bir işi yapacak olan fikri geliştireceksiniz veya eksiği olmasına rağmen çalışanın yanında olup ona güç vereceksiniz. 1974 yılından bu yana sizler bize güç vermediyseniz ben yanımda 3-5 arkadaşımla koskoca Avrupa Birliği'nde pazarlık edebilir miyim? Şimdi bizim sizden aldığımız güçle yaptığımız işler var. Bunun neresini tenkit ediyorsunuz, niye bunun için kulis yapıyorsunuz diye ben bu toplantıda sizlere biraz şikayet etme hakkımı kendimde görüyorum. Bir diğer arkadaşımız da Sezer Mavituncalılar... Ben dahil birçoğumuz mali olarak kritik dönemler geçirdi. Bizim kabahatimiz mi? Bu geçmiş hükümetlerin kabahati değil mi?

Bizler işten dolayı mı para kaybettik. Bizler günlük yüzde 7000'lere çıkan faizler yüzünden para kaybettik. Ondan dolayı iş yerlerinde sıkıntılar oldu. Sayın Sezer kendini yetiştirmiş bugün yanında büyük işçi çalıştıran bir arkadaşımız Necmettin Öztemir de sıkıntı çekti. Şu anda 350 işçisiyle yeniden fabrikasını açtı. Biz hesaplı bulduğumuz için, Metro'su olduğu, park sorunu olmadığı için Metrocity'i seçtik. Şimdiki yerimiz müsait değil diye kalkıp sendikaya oradan 3 kat aldık. İdare Heyeti olarak bu karan aldık ve doğru yaptığımıza yüzde 100 inanıyorum."

 

Seçilenlerin listesi İlçe Seçim Kurulu'nda onaylandıktan sonra Yönetim Kurulu yaptığı ilk toplantıda Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Halit Narin'i, Başkan Vekilliklerine de Sadık Oğuz ve Yakup Güngör'ü oybirliği ile seçtiler.


Ahenğinizi bozmayın
Narin konuşmasının devamında "Bizim sendika politikamızda hepimizin unuttuğu birşey var. Teşkilat olarak ceza vermeyiz. Çünkü burası hizmet sektörü, insanlan dışlama yeri değil. Burada 41 yıldır kurulmuş olan bir düzen var. Bu düzenin değişmesinden tabii birşey olamaz. Normaldir. Ama buradaki sistemi birkaç arkadaşımı karalayarak bir yere götürmemiz mümkün değildir. Onun için buradaki ahengi bozmayacak olan bir diyalog içinde düşünmeye ihtiyacımız var. Ben bu teşkilatın başkanı olarak bölmek ve listeler savaşı çıkarmak gibi bir mantık içinde olamam. Bu teşkilatın büyümeye ihtiyacı var. Ama maalesef son dört senedir burada biriken para yanlışlıkların başlangıç işaretini birçok insana vermiş gibi gözüküyor. Bu sendika parayı eğer çarçur etmiş olsaydı bugünkü seviyesine ulaşmış olur muydu? Bugüne kadar yapılan işlerde hiçbir arkadaşımızın kötü niyetle hareket ettiğini görmedim. Görsem zaten çalışmam. Ben geçen sene de söyledim, Başkan olarak kalacaksam ancak istediğim arkadaşlarla çalışırım. Onun için net söylüyorum benimle çalışmak zordur. Yanlış çalışmak isteyen arkadaşlar için de zaten imkansızdır. Böyle net bir şekilde söylüyorum: Ahenginizi bozmayın. Bu parayı da sıfırdan getirdik, onun bunun elinde çarçur olacak şekle gelmemesine dikkat edin."

Sendikaları kovarak sendikacılık olmaz
"Burası bir ticaret yeri değildir, sosyal yapıya sahip bir yerdir" diyen Narin şunlan söyledi: "Bu sosyal yapının gerekçesinde grev ve lokavt anında güçlü olmalısınız. Rahmetli Sabancı'nın dediği gibi eli taşın altında olan adama ihtiyaç var. 'Gideyim de patronumdan talimat alıp geleyim. Patronum ne der acaba?' diyecek olan adamla bu sendikayı işçi ve grevler karşısında bir yere götüremezsiniz. Sendikasız işçi çalıştırarak sendikacılık yapamazsınız. Sendikayı iş yerinde kovarak, sendika teşkilatının başına geçip oturamazsınız, oturtmazlar sizi. İnanmadığınız davanın savunucusu olamazsınız. Bu sendika herkesle çalışır. Ama söylediğini yapabilen adamla çalışır. Uzaktan kumandalı vesayet altında çalışmaz. 'Bir düşünelim de yarın sabah haber veririm1 deyip akşam patrondan talimat alan adamla çalışmaz. Aniden karar verirseniz çalışır. Onun için benim sizden ricam kimi seçerseniz seçin, seçtiğiniz arkadaşın işveren olma niteliğine çok yakın biryerde olması, ağzından laf çıktı mı arkasından söylenen laftan müteessir olmamalı. İkincisi bana söylenen laftan daima çekinin. 3-5 tane holdingin vesayeti altında sendikacılık yapamazsınız. 'Büyüklere danışalım, onların vereceği direktifler altında sendikayı idare edelim' diye bir mantık geliştirilmektedir. Bu mantıkla bir yere gidemezsiniz, götürtmezler sizi. Ne yaparlar? Ben size söyleyeyim: Bu sendikayı küçültürler, üye adetlerini azaltırlar, onlan buradan çıkacak olan sistemlere iterler. Burada üye adedi ne kadar azalırsa buradaki para üzerindeki tasarruf o kadar kolaylaşır. Çünkü buranın parası ciddi bir paradır ve bu paranın kanunen bir güvencesi vardır. Bu para kullandığımız zaman bizim, yoksa milletin değil devletindir. Bu paraya yanlış hükmetmeye çalıştığınız anda ilk kapısını açacağınız yer Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Bu paranın istismarı hiçbir şekilde söz konusu değildir. Hertürlü istisman doğrudan doğruya Ağır Ceza'lıktır ve ağır bir suçtur. O yüzden biz bütün aldığımız kararlan kayıt altına alarak biryere getirmeye çalıştık."

Narin konuşmasında Çin meselesine de değinerek, bugünkü duruma gelinmesinde Ankara'nın kapılan sonuna kadar açmasının etken olduğunu söyledi. Narin konuşmasını şöyle tamamladı: "Dahilde işleme rejimiyle mallar gelmiş, hayali ihracatlarla paralar kazanılmıştır. Devletin resmi rakamlarına göre de KDVden almış olduğu paranın iki mislini de hükümet hayali ihracata ödemektedir. Halen de seyirci kalınmaktadır. Yıllarca bu kavgayı yaptık. Bu kavgayı yapması icap edenler varken tek kavga yapabilen yer burası. Çoğu yan-
lışlan 2-3 sene önceden söyledik. İplik ithalatının önünü açmayın arkası gelir dedik, iplik ihracatı bitti, bez ihracatı başladı. Bez ithalatı yapmayın dedik, geldi. Şimdi de konfeksiyon geldi Türkiye ayağa kalktı. Dava bitti. Şimdi Çinli kardeşlerimiz geldi küçük ofislerde perakende satış yapıyorlar. Bu kavgayı yapacak olan yer burası. Ankara'da toplantıya gittik, masada bakanlarla kavgayı yapan bizden başka tek insan yok. Biz böylesine bir mücadelenin içinde uğraş verirken 'böl, parçala, idare et1 felsefesi bizim elsefemiz değil. Onun için ben isterdim ki genç, çalışma arzusu olan arkadaşlar yönetimde bizimle çalışmak için konuşmaya gelsinler. Oysa değişik gruplarla toplanılarak konuşmalar yapıldı. Demokrasinin icaplannda biri de budur. Buna itirazım yok ama orada söylenen sözlerin muhatabı biz değiliz. O yüzden gelecekte vazife alacak arkadaşların camiamızı maceraya sürüklemeyecek bir şekilde düşünmelerini istiyorum."


Şuhubi: Bütçe esaslarına uyuldu
Daha sonra söz alan Sendikamız Denetleme Kurulu Üyesi Mehmet Şuhubi ise Denetleme Kurulu raporunu okudu. Şuhubi, öngörülen bütçe fasıllarına ve esaslarına harfiyyen riayet edildiğini belirterek geçen dönem içinde yönetim kurulunun 76, Danışma Kurulu'nun ise 20 toplantı yaptığını, toplantıların da kanun ve tüzük hükümlerine uygun şekilde yürütüldüğünü belirtti.

 


Emiroğlu: Eğitime önem veriyoruz
Bütçeyle ilgili bilgi vermek üzere kürsüye gelen Sendikamız Genel Sekreteri Metin Emiroğlu ise konuşmasında, sendikanın 42'nci yılına ulaştığına dikkat çekerek "Sendikamız bir sivil toplum örgütü olarak hem Türkiye'de hem de yurtdışı teşkilatlar nezdinde son derece saygın bir yere ulaşmıştır. O yüzden 20 yıllık çalışma hayatımdan sonra tekrar aranıza dönmekten bir an için tereddüt etmedim" dedi.
77 trilyonluk bir bütçe hazırladıklarını belirten Emiroğlu "Bu son derece önemli bir rakam. Bu üç yıllık bir rakam. Eskiden 2 yıllık hazırlıyorduk, genel kurulu 3 yıla çıkarınca böyle hazırladık" dedi. Emiroğlu bütçe kalemleri içinde eğitime büyük önem verdiklerini de belirterek "2003 yılında eğitim için 2.2 trilyon lira harcama yaptık. Bunu 11 trilyona çıkanyoruz. Çünkü eğitim konusunda çok ciddi projelerimiz var. Almanlarla bir anlaşma yaptık. Bu anlaşma çerçevesinde meslek standatlannı ilk defa sektör bazında tanımını yaptık ve 7-8'e indirdik. Bunun müfredatları Almanya'dan geldi, binlerce sayfa tutuyor. Bunlan tercüme ettiriyoruz ve bu müfredatlan Milli Eğitim Bakanlığı'yla müşterek yapacağımız bir çalışmayla teknik eğitimi bu baza oturtmak istiyoruz. Müfredatların Milli Eğitim tarafından kabul edilmesi halinde bütün okullarda bu müfredatın okutulması gibi bir faaliyeti elde etmiş olacağız. Bunun yanında işletmeler üstü eğitim merkezini üyelerimizi yoğun olduğu Çerkezköy başta olmak üzere Adana ve diğer bölgelerde açacağız" dedi.


Ergin: Yönetime teşekkür ediyoruz
Ak-Al Tekstil A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Merih Engin ise yaptığı konuşmada halka açık şirketlerin profesyonel yöneticiler tarafından yönetildiğine dikkat çekerek "Bizim patronlarımız hissedarlanmızdır. Hissedarlarımıza kanunların emrettiği ölçüde danışınz. İşlerimizin hesabını da bu genel kuruldaki gibi yıl sonundaki genel kurullarda ve bilançoda veririz. O yüzden burada herkes kendi işinin sahibi, patronu değil. Karar verdiğimiz zaman tabii ki sonuçlarına da katlanmak zorundayız" dedi.
Konuşmasında Narin'e teşekkür de eden Engin "Sayın Narin 40 yıllık süre içinde büyük özveriyle burada çalışmış ve sendikayı bu hale getirmiştir. Onun için burada sizlerin huzurunda hem Halit Bey'e hem de burada emeği geçmiş olan bütün yönetim kulunu üyelerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Engin şunları söyledi: "Burada birikmiş olan parayla ilgili bizim bir derdimiz yok.Bunu açıkça söylüyorum ama bunu konuşan insanlar var. Burada aynca isimler verildi. Ertekin Bey, Sezer Bey... Benim bu insanlara saygım var. ayrıca Halit Bey'e karşı da birşey söylemedim. İsim verilmeden konuşulduğu için burada ben bir nevi tercüman olma görevi üstlenmiş bulunuyorum. Kimsenin kişisel sorunu yok. Ancak ekonomik durum yüzünden sendikamız küçülerek geldi. Sendika bir zamanlar 120 bin kişiyle toplu sözleşme yaparken şu anda 33 bin üyesi olan bir yer. Bütün mesele buradan çıkıyor. Bizler eriyoruz buna çare bulmak lazım. Çare de bu sendikanın çatısı altından çıkacak. Yapılan toplantılar da sadece bundan ibarettir ve Yönetim Kurulu'na da haber verilmiştir. Yönetim Kurulu üyeleri de bu toplantıya katılmıştır. Ayrıca Halit Bey'i de ziyaret edip kendisine de bilgi verdik. Biz sendikamızın kurumsallaşmasını istiyoruz. Serbest tartışabilmeliyiz.

Biz yönetim kurullarımızın herkesi temsil etmesini istiyoruz. Bunun için bir kriterler listesi de hazırladık. Pamuklu, yünlü, dokuma, iplik gibi alt sektörlerin hepsi temsil edilmeli. Biliyorum bunlar göz önüne alınarak yönetim kurulu oluşturuldu. Aynca bölge temsilcileri de yönetimde olmalı. Yönetimde insanla-nn çalışma istek ve azmi olmalı. Çünkü buralar çalışma yeridir. Biz Halit Bey1 in devam etmesini istiyoruz. Ama yönetim kurulunda birtakım değişiklikler olursa iyi olur diye düşündük. Sendikamızı ileriye dönük hazırlamak için bunu istiyoruz. Sendikanın güçlenmesini istiyoruz. Kimsenin aklına birşey gelmesin bizde iktidar alma gibi bir şey yok. Biz Sayın Narin'le çalışmak istiyoruz. Faaliyet raporu oylaması sırasında ittifakla eller kalktı. Çünkü biz herkese güvendik, bu işler yapılsın dedik ve yapıldı. Bir güvensizlik falan yok. Ama talep, dilek, değişim ihtiyacımız vardır. Kurumsallaşma ihtiyacımız vardır. Bunu yapmalıyız"


Hotiç: Halit Başkan bir deli yürek
Konuşmasına "Biz bu seçimlerde kimleriz, neler yapmalıyız?" diyerek başlayan Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Fab. A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Hotiç ise "Sayın Başkan'ım bizi yanlış anlamasın. Bir büyük grubun patronu bu seçimlerde kendi ekibine talimat verdiği için etrafta oluşan bir sürü ilişkilerle bu masada ve bu yerde politika yapılmasını engellemeliyiz. Dolayısıyla kurumsallaşma bugüne ait bir beklenti değil. Bunlar kurulduğundan bu yana gelmiş ve gelecekte olan gelişmelerdir. Sonuçta benim dileğim buradaki herkesin sendikanın menfaatleri doğrultusunda oy kullanmasıdır" dedi.

Hotiç konuşmasında Narin'e de teşekkür ederek "Halit Bey bir deli yürek, büyük cesaret ve büyük bir coşkuyla burada başkanlık yapmıştır. Bugüne kadar yapılan herşey için bize düşen bir tek şey vardır Halit Narin'e ve yönetime şükran borcumuzu söylemektir" dedi.


Kılınç: Narin'in olduğu yerde suiistimal olmaz
Dinarsu Genel Müdürü Ömer Kılınç ise konuşmasında sivil toplum örgütlerindeki gruplaşmaların tehlikesine işaret ederek şunları söyledi: "Grubun olduğu yerde antigrup vardır. Bu da kamplaşmaya neden olur. Halit Bey1 in de sevmediği şey sivil örgütlerdeki gruplaşmadır. Toplantı öncesi Halit Bey'e de söyledim. O grubu oluşturan insanlardan ne Necmettin Bey ne de Ertekin Bey'e tenkit gelmedi. O toplantılarda ben de bulundum. Ayrıca bir tek üye sendikanın parası çarçur edildi demedi. Zaten Halit Bey ve tabii diğer abilerin bu tür müesseselerin başına getirilişinde 3-5 faktör varsa bir tanesi de onlann şahıslarına olan kamuoyu güvenidir. Onlann olduğu yerde suiistimal olmaz, onların olduğu yerde güven vardır. Bu sadece tekstil piyasasının değil Türk kamuoyunun da bir inancıdır. Bir diğer nokta sendikanın parasının ele geçirilme konusu. Katılanlardan birkaç kişi 'Bu parayı dağıtamaz mısınız' dedi. Bunu da ben onların kötü niyetine vermiyorum. Kanunu ve mevzuatı bilmiyorlar. Zannediyorlar ki dernekler gibi bu parayı üyelerine verebilir. Olay bu kadar basit bir mantıkla izah edilebilir" dedi.


Başer: Önümüz hiç kesilmedi
Güney polgat Tekstil A.Ş'den Bülent Başer de sendikanın yönetim kurulunda yedek üye olması dolayısıyla 4 yıldır Narin'le çalıştığını belirterek "Ama bu dört yılda sendikamızdaki inanılmaz değişiklikler konusunda bazı tamennilerimi size aktarmak ve nereye gitmemiz gerektiği konusunda görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Sendikamız şu anda maddi olarak kurumsal yapıya sahip öncü bir konumda. Son dört yılda toplu iş sözleşmeleri dışında canımızı bezdiren etkenlerin çoğu dış kaynaklı. Bu doğrultuda hem Dünya Ticaret Örgütü hem Euroteks hem de Ankara'da gerçekten örgütlü bir şekilde yönetim kurulumuz çok ciddi çalışmalar yaptı ve başardı. En başta referans fiyat dediğimiz ithalatı önleme konusunda ciddi tedbirler alındı. KDV ve kayıtdışı ile ilgili ortak çalışmayı nihai aşamaya getirdik. Euroteks'le birlikte Paskal Lami'nin Dünya Ticaret Örgütü'nde, Cancun'da AB'nin tek taraflı gümrükleri düşürme kararını aldırdık. Yine ilk defa Türkiye'nin görüşleri doğrultusunda Euroteks Yönetim Kurulu'nda Çin'e karşı "sevk kart" dediğimiz koruma mekanizmalarının AB Komisyonları tarafından alınmasını sağladık" dedi.

Başer "Bu doğrultuda son 4 yılda inanılmaz başarılar sağlandı. Ancak ne yazık ki Danışma kurulu toplantılarına aktif katılım hiç olmadı. Sendikamızda ben şunu da gödüm. Dört yıl süresinde yedek üye olarak çalışmama rağmen asil üye gibi Başkan'ımız bütün kararları yedek üyelerin görüşlerine başvurup ittifakla aldı. Danışma Kurulu veya asil üye olsun görev almak isteyen arkadaşlarımın da hiçbir zaman önü kesilmedi" diye konuştu.

Başer sözlerini "Şu anda gerçekten sendikamız Ankara'yı da, Brüksel'i de Dünya Ticaret Örgütü'nü de harekete geçirmek zorunda. Bir köpek balığı gibi bunların peşinde koşmak durumundayız. Bunu yapmadığımız sürece bir yere varamayız. Ben de Halit Bey'i ve yönetim kurulunu affınıza sığınarak bir köpek balığı gibi görüyorum. Bizleri çalıştıran, koşturan, peşimizde kafa kopartan bir insan olarak görüyorum" diye tamamladı.
Konuşmaların ardından yeniden kürsüye gelen Halit Narin "Bizim çalışma düzenimizde kapalı kapı yoktur. Bizim çalışma düzenimizde yasak yer yoktur. Bizde yedek-asil tanımı da yoktur. Bizim çalışma düzenimiz bu. Burada idare heyeti de profesyonel kadro da konuşur. İdare heyetinde açıklığa kavuşmamış bir konu varsa sıradan herkes konuşur. Konuşmak mecburidir, çalışmak da. Çalışmayanı çalıştırırım, çalışmak istemediğimle de çalışmam. Bu kadar açık ve net. Çünkü burası bir teşkilat. Buraya gelen insan sandalyede otursun diye gelmez. Mutlaka çalışır, mutlaka konuşur" dedi. Narin konuşmasını, bütçenin ibrası ve verilen destekten dolayı tüm üyelere teşekkür ederek tamamladı.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net