ü

[ , ]    Sayı:292 Nisan 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  Narin: Çin'le rekabetin yolu ithalatın kontrolüne bağlı

  Öztemir: İstihdam

  Fas Ticaret Heyeti sendikamızı ziyaret etti


 Genel Kurul

  Halit Narin'le devam


Gündem

  Türk sanayiinin önderi veda etti


Ayın Konusu

  İşte Türkiye'nin gerçek gücü: Kişi başına gelir 4731 dolar

  Narin: AB bize fakir ülke diye bakıyor


Panel

  Türkiye Çin'den korkacağına o pazara ihracatı düşünmeli


 Araştırma

  Şahin; Sektörün ağır krizlere ve büyük olumsuzluklara rağmen, ayakta kalması ve dünya ile rakebat edebilmesi iftihar vesilesidir


 Görüş

  2005 SEMBOLİK BİR TARİH OLARAK MI KALACAK?


 Hukuk

  TOPLU SÖZLEŞME YETKİSİNE İTİRAZDA İŞKOLUNUN TESPİTİ

Panel

Gaziantep'te yapılan panelde Çin'le başetmenin yolları arandı:
"Türkiye Çin'den korkacağına o pazara ihracatı düşünmeli"

Çin tehlikesi, 26 Mart'ta Gaziantep'te düzenlenen bir panelle masaya yatırıldı. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) tarafından "Uzakdoğu Ülkelerinden Yapılan İthalata Karşı Alınacak Önlemler" başlığıyla düzenlenen panelde Çin sorununun elbirliğiyle çözülmesi gerektiğine dikkat çekildi. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in de katıldığı panelde konuşan Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, "Çin'den korkmuyoruz. Aynı süreç Rusya'da da yaşandı. Dün korktuğumuz ülkeler bugün en önemli ihracat pazarlarımız haline geldi. Aynı şey Çin'de de yaşanacak. Bence Türkiye, Çin'den korkacağına, oraya nasıl ihracat yapacağını, o pazarda nasıl yer edineceğini düşünmeli" dedi.

Konukoğlu "Bizi yalnızca Çin'den gelen mallar vurmuyor. Diğer ülkelerden gelen mallar da vuruyor. Rusya'da işçilik 2 dolardı herkes dedi ki, 'Rusya bizi vuracak'. Ama böyle bir şey olmadı. Rusya dağıldı. Bir ülke aya adam gönderebilir, savunma sanayinde iyi olabilir ama her türlü sanayide iyi olamaz. Hükümetimiz 3 yıl bizlere destek çıksın yeter. Çin sorununu da elbirliği ile çözeriz. Çin'deki 1.5 milyar insan sadece yiyecek ve giyim tercihinde düzenlemeye gitse, tüketim alışkanlığını edinse bize yeter. Zaten son günlerde Çin'de batan şirket sayısında artış olduğuna dair haberler alıyoruz. Devletin desteğini yavaş yavaş çekeceği yönünde de haberler var" dedi.

Türk sanayicisinin el ele verip haksız ithalat yapanlarla uğraşması gerektiğini, hatta bu tür ithalat yapanların ihbar edilmesi gerekliliğini dile getiren Konukoğlu, "Haklı ithalat yapana karşı değiliz. 1 milyon metre kumaş ithal eden bir adam bu kumaşın yüzde birini nihai üründe değerlendirmesine rağmen kalan açığını çeşitli belgelerle kapatabiliyorsa bu sorgulanması gereken bir konudur" dedi.

İş yapmayı zorlaştıran bürokratik engellerin rüşvetin bedelini artırdığını vurgulayan Konukoğlu gümrüklerde rüşvete karşı rotasyon uygulaması başlatılmasını isteyerek, "Çalışanların her ay farklı bir gümrük kapısında çalışmasının rüşveti önleyeceği kanaatindeyim. İthalat Genel Müdürlüğü'nden de kiralanmış fabrikaların kapasite raporlarını incelemesini ve buralardaki denetimi artırmasını istiyoruz" dedi.


Aslan: Yoğun şekilde giriş var
Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan ise konuşmasında "Çok uzun süredir Uzakdoğu ve Çin kaynaklı ürünler için çalışıyoruz. Dış Ticaret Müsteşarlığına soruyorum. 'Çin nasıl bu kadar ucuz mal satıyor? Sadece elektrik ve işçilik fiyatları ürünün maliyetini bu kadar düşürebilir mi?' Yılbaşından bu yana işçi çıkarmalar var. İstanbul'un ortasında ürün satan işportacı, bizim 10 milyona üretebildiğimiz triko ile ilgili olarak 'Depomda binlerce ürün var. İsterseniz toptan 1 milyon liradan verebilirim' diyor. Kayıtlara bakıyoruz, 80 bin adet ürün girmiş Türkiye'ye. Bir işportacı da binlerce ürün varsa, bu ürünler Türkiye'ye nasıl giriyor? Çok ağır bir yük altındayız. Bürokratlar sanayiciyi bilgilendirmeli ve net ve somut açıklamalar yapmalı" dedi.


Kayalar: İplikte DİR düzenlemesi durduruldu
Pamuk ipliği çeşitlerinde dahilde işleme rejimi (DİR) düzenlemesinin durdurulduğunu söyleyen Dış Ticaret Müs-teşan Tuncer Kayalar da "Gerçek dışı beyan suretiyle yapılan ithalatın engellenmesi amacıyla dokuma ve örgü mensucat ithalatında referans maliyet hesabı yöntemini de uygulamaya koyduk. Çin'den DİR kapsamında yapılan takstil ithalatı da dikkatle izlenmektedir. Bu çerçevede üreticilerimizden gelen şikayetler dikkate alınarak Türkiye'de üretilebilen pamuk ipliği çeşitleri için DİR Belgesi düzenlemesi durdurulmuştur" dedi.

Anti damping uygulamaları kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Kayalar, "DTÖ Tekstil Analaşması uyarınca 2005 yılında bütün DTÖ üyesi ülkelerin tekstil ve konfeksiyon üyelerine yönelik uyguladıkları kotalan uygulamadan kaldırmaları gerekmektedir. Ancak Çin'in DTÖ'ye katılım anlaşmasının 11.maddesi uyannca Çin menşeili ürünler için halihazırda uygulanan miktar kısıtlamalarının üye ülkeler tarafından 2008 yılına kadar yeniden uygulamaya konulabileceği bilinmelidir" dedi.


Saygılıoğlu: Gözümüzde büyütmeyelim
Gümrük Müsteşan Nevzat Saygılıoğlu da, "Çin'i gözümüzde büyütmemeliyiz ve 1.5 milyar nüfuslu bu ülkeyi 'fırsat' olarak görmeliyiz. Biz yerel üretici ve tüketicileri haksız rekabete karşı korumaya çalışıyoruz. Bunun için ithalatımız kısıtlamalar ve denetimler altındadır. Birbirimizi denetlememiz gerekir. Biz denetimlerimizi artırdık. 43 kontrol arkadaşımız ithalatçı 402 firmayı baz alarak çalışmalara başladı ve 88'inde incelemelerini tamamladı. Bu şirketlerde 10.9 trilyon liralık KDV matrah farkı olduğu anlaşıldı. 6 trilyon liralık cezai işlem uygulandı. Son 10 gün içersinde 98 antrepoya 140 denetçiyle ani baskınlar yapıldı" dedi. Saygılıoğlu, incelemelerin devam ettiğini de belirterek "Biz üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz, burada sanayicilerimize de önemli görevler düşüyor" dedi.


Tüzmen: 100 getirip 10 gösteren var
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de konuşmasında, "Gümrüklerde yapılan çalışmalarda kağıdı ve insan faktörünü en aza indirmeye çalışıyoruz. Biz yasal çerçevede gerekli bütün önlemleri alıyoruz. Üretici ve tüketicileri haksız rekabete karşı koruyoruz. Ancak üretici de görevlerini bilmeli. Ben tüm bürokrat arkadaşlarımın kefiliyim, ama sanayicilerimiz dışardan 100 getirip kayıtlarında 10 gösteren sanayicilere kefil mi? Açıktan kapama yapanlar sokaktaki esnaf ya da toptancı değil. Bunlar sanayi ve ticaret odalarına kayıtlı işadamları. Belki de bu açıktan kapamaları yapanlar bizimle birlikte fuarlara, forumlara, yurtdışı gezilerine katılan arkadaşlarımız" dedi. Tüz-men "Ben bunları söylerken Gaziantep'i kastetmiyorum, Gaziantepli işadamı öyle davransaydı bu hale gelmezdi alın teriyle, üretimle, yatırımla büyüyemezdi. Bu nedenle Gaziantep milletvekili olmaktan gurur duyuyorum. Etik değerleri önümüze koyup birlikte hareket edersek tüm sorunları çözeriz" dedi.


Koçer: Çin'e değil Türkiye'ye bakalım
Toplantı sonrası sorularımızı yanıtlayan Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkam Nejat Koçer de 'Ne alırsan bir milyon1 modası başladığına dikkat çekerek, "Kaliteli, kalitesiz demeden, sırf ucuz olduğu için raflarını Çin mallarıyla dolduran mağazalar türemeye başladı. Her ne kadar Türkiye'nin gündemine bu yıl girmesine rağmen Amerika ve Avrupa ülkeleri yıllardan beri, Çin'de çok maliyetlerle ürettikleri ucuz malları, markalı etiketlerini yapıştırarak, maliyetinin çok üstünde fiyatlarla, bütün dünyaya sattılar. 2005 yılı başında, tüm dünyanın kabusu haline gelecek olan Çin tehdidini maalesef Türkiye, doğru yere koyup, mantıklı bir çerçevede tartışamıyor. İlk yapılması gereken şey, 'Çin malım boykot etmek' gibi geliyor insanlann aklına. Aslında 2005'i beklemeye, beklerken korkulu rüya görmeye, ya da boykot etmeye gerek yok. Çünkü Türkmenistan'dan gelen pamuk ipliği, İran'dan gelen çuvaldan çimentoya birçok ürün, Hindistan'dan gelen tekstil ürünleri ve daha birçok ülkeden gelen ucuz tekstil ve diğer sanayi ürünleri zaten uzun zamandır bizi tehdit ediyor" dedi.
Türk ekonomisini tehdit eder pozisyona gelen Çin ile ilgili Türkiye'nin ne yaptığını da anlatan Koçer şöyle devam etti: "Kriz sonrası Türkiye birçok rakamı yerine koyduysa da üretimin önündeki engeller maalesef kaldırılamadı. Dünya şartlarından yüksek enerji ve petrol fiyatlarıyla, sanal asgari ücretin sanal vergisi ve daha birçok yüksek yan girdi fiyatlarıyla 2005 yılı başını ve Çin sendromunu beklemeye hiç gerek yok. Bu işin doğrusu; gerek dünya koşullarında gerekse Çin'le mücadele edebilecek rekabet koşullarım ortaya çıkarabilecek bir dizi önlemi almaktır. Bu önlemleri almadıktan ve hayata geçiremedikten sonra, oturup 'Çin geliyor' demenin kimseye faydası yok. Çin'in, daha doğrusu herkesi tedirgin eden 'Çin tehdi-di'nin geleceği kesin. Koşulları da belli. Bu işin güzel tarafı. Ama bizim 'ne yapacağımız' henüz belli değil. Bu da işin kötü yanı. Ortada bir tehdit var ama ne bir 'Çin politikası' var, ne de üretimdeki yüksek girdi fiyatlarını aşağıya çekebilecek bir çalışma. Bütün bunlan yapmadan, Çin mallarını boykot etmenin ise çok faydası olmayacak."
Çin tehdidine yönelik önerilerini de sıralayan Koçer, "Öncelikle bir yandan üretim maliyetleri üzerinden çalışma yapılırken, diğer yandan da anti-damping kuralları katı bir şekilde uygulanmalıdır. Kaliteli ve markalı ürünlerin üretilmesi teşvik edilmeli ve ihracatlan özendirilmelidir. 'Ne alırsan 1 milyon' anlayışının bir süreç olduğunu kabul ederek, bu süreçte Türkiye'nin bu ucuz ve kalitesiz mallara karşı bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. Ve en önemlisi de ithal edilen malların gümrük girişlerine ve beyan edilen fiyatlarla gerçek fiyatlarının doğru olup olmadığına dikkat edilmesi gerekmektedir" diye konuştu.

G.ANTEPLİ SANAYİCİ ÇİN'E NASIL BAKIYOR?

Önce ithalat denetime alınmalı
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Özmen: "Türkiye de olduğu gibi tekstil sektörünün en büyük üretim gücüne sahip ilimizde de, Çin'in düşük birim fiyatlı tekstil ve hazır giyim ihracatı rekabet açısından büyük bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. Bu tehdide karşı ilk etapta bu haksız ithalatı daha sıkı denetleyebilmek, yerli üretim ve istihdam üzerindeki yıkıcı etkisini kontrol altına alabilmek için; hükümet tarafından gözetim ve kontrol mekanizmalarının iyi işletilmesi gerekmektedir. Daha kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm içinde; yerli üreticinin daha uygun ve eşit şarlarda rekabet edebilmesi imkan tanıyacak yüksek maliyet kalemlerini oluşturan enerji, işçilik gibi kalemleri düşürülmesi ve eşit maliyetler sağlanması gerekmektedir."

Girdi maliyetleri düşürülmeli
GSO Yönetim Kurulu Üyesi Ali Konukoğlu: "2005 yılında kotaların kalmasıyla durumun günümüz koşullarından çok farklı olmayacağı inancındayım. Şu an içinde bulunduğumuz koşullarda dahi sanayiciler olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu tehtitden etkilenmemek için mutlaka bir takım önlemler alınması gerekir. Özellikle yurt dışı piyasalarda Çin ve Uzak Doğu ülkeleriyle eşit rekabet edebilmemiz için mamul maliyetlerinde önemli yer tutan enerji, SSK primleri ve diğer kesintilerin yanında akaryakıt girdilerinin Çin ve Uzak Doğu ülkeleriyle eşit seviyelere getirilmesi gerekmektedir. 2005 yılında kotalar kalksa dahi her ülke kendi sanayi girdilerini koruyacaktır ve korumaya da mecburdurlar. Günümüzde bile kota konmayan mallarda ABD'nin Çin mallarına uyguladığı bazı yaptırımlar bulunmaktadır. Türkiye'de Çin ve Uzak Doğu ülkelerinden gelen mallara ilişkin mutlaka önlemler alınmadır. Önlemler alınırken de iki ülke arasındaki ticari ilişkiler göz önünde bulundurulmalıdır. Alınacak önlemlere ek olarak ihtisas gümrüklerinin kurulması,ithal edilecek mallara kalite standartlarının getirilmesi,baz fiyatlarının uygulanması,gümrüklerde sıkı denetimler uygulanarak beyan dışı faturasız mal girdilerinin engellenmesi gerekmektedir."

Kaliteli üreten Çin'den korkmasın
GSO Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sığındı: "Günümüzde Çin mallarını AB ülkeleri ve Türkiye için standart olmayan kalitesiz mallar olarak nitelendirebiliriz. Dolayısıyla Çin'in ürettiği malların Türkiye ve AB ülkelerine uygun olmadiği anlaşıldığında Çin tehdit unsuru olmaktan çıkar. Buna bir örnek vermek istersek Gaziantep'te uçan halı üretilirken Belçika'da halıcılık sektörü hiç etkilenmedi. Ne zamanki Gaziantep'te Belçika'daki halı kalitesinde üretim Gaziantep'te üretilmeye başlanınca Belçika halıcılık sektörü bu olaydan olumsuz yönde etkilendi. Buradan çıkaracağımız sonuç şu olmalıdır; kaliteli ve markalı ürün üretenler Çin'den korkmamalıdırlar. Zira bu tehdit geçici olabilir."

Vergi uygulaması getirelim
GSO Yönetim Kurulu Üyesi Mu-hammed Öğücü: "2005 yılında kotaların kalkmasıyla birlikte bu uygulamadan en çok tekstil ve ayakkabı sektörünün etkileneceği kanaatindeyim. Sanayici olarak ABD'nin Çin mallarına karşı ciddi boyutlarda bir vergi hazırlığı içinde olduğu duyumları alıyoruz. ABD'nin yapacağı bu vergi hazırlığını Türkiye'nin de uygulaması gerekir. Aksi takdirde Çin malları karşısında rekabet şansımız hiç olmayacaktır. Ayrıca ABD'nin baskısıyla Çin devleti parasının değerini yükseltmiş oldu. Para değerinin yükselmesi ise dolar bazında maliyetlerini artırdı. Maliyetlerin artması da Türkiye için olumlu bir gelişme olmuştur."

Markalı ürünler üretmeliyiz
GSO Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Ünverdi: "Ucuz kalitesiz Çin mallarının piyasaya girmiş olması şu anda bir çok sektörde sıkıntı yaratmaktadır. 2003 yılı sonu itibariyle Çin'in pamuk alımına geçmesi pamuk piyasasında dolar bazında fiyatların yüzde 60 gibi yükselmesine neden oldu. Bizler sanayici olarak en büyük korkumuz, 2005 yılı serbest kota anlaşmasıyla durumun daha da kötüye gideceğidir. Ancak Çin'in yalnız bizim için değil tüm dünya için bir tehdit olduğu unutulmamalıdır. Bizler kaliteli mal üreterek ve marka ürünler oluşturarak Çin tehdidine karşı koyabiliriz."

Üretim maliyetleri düşürülmeli
GSO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Dağcı: "Çin'e karşı uygulanan kotaların 2005 yılında kalkacak olması yerli sanayi için ciddi bir tehdit unsurudur. Bu tehditten mümkün olan en az zararla kurtulmak için hem ekonomi yönetiminin hem de sanayicilerimizin bazı önlemler alması gerekiyor. Ekonomi yönetiminin alacağı önlem üretim maliyetlerini düşürerek yerli firmaları Çin mallarıyla rekabet edebilir hale getirmektir. Sanayicimizin alacağı önlem ise; ucuz ve kalite kaygısı duymayan Çin mallarına karşı kaliteli ürünler ve markalarla çıkmak olmalıdır. Devlet üretimim maliyetlerini düşürmez, sanayicimiz de üretim anlayışını değiştirmezse Çin tehdidi sanayimizin son dönemde yükselen performansına büyük darbe vurabilir."

2005'i beklemeden önlem şart
GSO Meclis Üyesi Muzaffer Atmaz: "Ucuz iş gücü ve Çin Hüküme-ti'nin planlı destekleme politikaları sayesinde kısa sürede dünya pazarlarına ciddi bir hakimiyet kuran Çin, bu yükselişini önümüzdeki dönemde de sürdürecek gibi. Yatırım ve üretim maliyetleri açısından son derece avantajlı konumda olan Çinli üreticilerin Türk sanayisini ve ihracatçısını tehdit etme noktasına gelmesi, alınacak önlemler için de 2005 yılını beklemememiz gerektiği sonucunu çıkarıyor. Hükümet, zor şartlar altında üretim yapan sanayicisini haksız rekabet ortamına sokmamak için 2005 yılını beklemeden önlemler almalıdır. Öncelikle yatırım, işçilik ve enerji gibi üretim maliyetleri dünya ortalamasına çekilmelidir. Ucuz Çin mallarıyla rekabet sürecinde kaliteli ürünler üretme ve markalaşma faaliyetlerine ağırlık verilmelidir."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net