Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Narin: 2005'te kotaların
kalkması uzak ihtimal
Çin tehlikesine karşı
büyük güçbirliği
Narin: Hükümet Çin'e karşı acilen önlemler almalı
Başer: Tek taraflı gümrük indirimi olmayacak
Özelçi: Avrupalı tekstilcide bıçak kemiğe dayandı
Türkiye markalarını dünyaya 'Turquality' ile tanıştıracak
Firma
ORTA ANADOLU
İhracat
İhracat 50 milyar dolara yaklaştı 2023'te hedef 500 milyar dolar
Tekstil Araştırma Merkezi
TAM 2 yılda model oldu
Söyleşi
Cengiz Narin:
İhracatta başarının yolu şeffaf politikadan geçiyor
Hukuk
İHBAR ÖNELİ İÇİNDE HAKLI
NEDENLE İŞTEN ÇIKARMA
(Karar İncelemesi)
ENGLISH
Summaries in English
|
Tekstil Araştırma Merkezi
TAM - Tekstil Araştırma Merkezi, 2 yılda model oldu
Üniversite Sanayi Ortak Araştırma Merkezleri Geliştirme Projesi (ÜSAMP) çerçevesinde Türk Tekstil Vakfı, Ege Üniversitesi ve Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu'nun ortak girişimiyle kurulan Tekstil Araştırma Merkezi (TAM) 2. yaşını kutluyor. Geçen sürede üniversite ile sanayi arasında bir köprü görevi gördüklerini ve yaptıkları işin doğruluğuna inandıklarını kaydeden TAM Müdürü Prof.Dr. Işık Tarakçıoğlu, "Önce Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası üyelerinin oluşturduğu Türk Tekstil Vakfı ile Ege Üniversitesi böyle bir merkez kurma konusunda anlaştı. TÜBİTAK'da bunu yararlı gördüğü için destekledi. Finansmanı Türk Tekstil Vakfı ve TÜBİTAK tarafından, alt yapı ve yürütme hizmetleri de Ege Üniversitesi tarafından karşılanmak üzere 2002 yılı Ocak ayında merkezimiz kuruldu. TAM, üniversite sanayi işbirliğinin hem çok güzel hem de çok başarılı ve umut verici bir örneği" dedi.
TAM'ın farkını "Önceden üniversitelerde araştırma, yapmış olmak için yapılırdı. Şimdi ise biz neye ihtiyaç varsa onu araştınyoruz" sözleriyle dile getiren Tarakçıoğlu, 5-6 Şubat'ta Brüksel'de düzenlenecek bir toplantıya TAM modelini anlatmak üzere davet edildiklerini açıkladı. Tarakçıoğlu, "Avrupa Birliği sanayi, kamu ve üniversite işbirliği konusunda Brüksel'de bir toplantı yapacak. Avrupa Üniversiteler Birliği, Avrupa Araştırma ve Teknoloji Organizasyonlan Birliği ve Avrupa Endüstriyel Araştırma Yönetimi Birliği'nin desteklediği bu toplantıya biz de yönetim kurulu olarak gideceğiz ve TAM'ı ve neler yaptığımızı anlatacağız. Hem Avrupa Üniversiteler Birliği hem de Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası bizden böyle bir talepte bulundu. Aynca çalışmalarımızın sonuçlarından birkaç tanesi Haziran ayında Fransa'da gerçekleştirilecek olan Dünya Tekstil Konferansı'nda tebliğ olarak sunulacak. Artık faaliyetlerimiz meyvalannı vermeye başladı" dedi.
TAM modelinin Türkiye için başarılı olma şansını artıran bazı hususların olduğuna dikkat çeken Tarakçıoğlu, "7 kişilik yönetim kurulumuzda bir TÜBİTAK temsilcisi, bir Ege Üniversitesi temsilcisi ve beş sanayici var. Biz bir kamu kuruluşuyuz ama yönetim kurulumuzda çoğunluğu sanayiciler oluşturuyor. Önceleri yaşadıkları kötü tecrübeler nedeniyle üniversitelere güve-nemeyen sanayiciler, artık paralarının nasıl kullanılacağını takip edebiliyorlar. Bu çok faydalı oluyor. TAM ile birlikte sektöre taze kan geldi. Projeler için gerekirse sözleşmeli olarak uzman ya da uzman yardımcısı alarak sadece araştırma yapacak uzman bir ekip oluşturuyoruz" diye konuştu.
Tekstil sanayicileri için danışmanlık hizmeti verdiklerini kaydeden Tarakçıoğlu, "İşletmeler bir sorunla ya da hatalı üretimle karşılaştıklarında sorunlarını bize anlatıyorlar. Biz bunun nedenlerini ve sorunun giderilmesi için neler yapılması gerektiğini saptamaya çalışıyoruz. Bu konuda 2003'te 169 başvuru geldi" bilgilerini verdi.
Amaç, sanayicinin rekabet
gücünü artırmak
Sanayicinin rekabet gücünü artırmak için temel araştırmalar yaptıklarını ifade eden Tarakçıoğlu, "Durum ümit verici. Ancak bundan daha iyi olabilirdi. Çünkü bu konular senelerce ihmal edilmiş. Bizde de çark birden bire dönmeye başlamadı. Çok çalışmak ve gayret göstermek gerekiyor" görüşünü dile getirdi.
Tarakçıoğlu, Türkiye çapında tekstil sempozyumlan yapmaya karar verdiklerini ancak bunun başanya ulaşması için bütün üniversitelerin ortak hareket etmesi gerektiğini savundu.
Tarakçıoğlu, eskiden yurtdışında yapılan araştırmalan şimdi Türkiye'de yapma imkanlan olduğunu aynca yurtdışından da talep aldıklarını söyledi.
Tarakçıoğlu, şunları söyledi: "Şu an 17 proje üzerinde çalışıyoruz. Bunlardan iki tanesi bizim ikili araştırma projesi dediğimiz türden projeler. Örneğin bir sanayi kuruluşu bize araştırılmasını istediği konuyu söylüyor. Biz de o konu da araştırabileceğimize inanırsak "biz bunu şu kadar sürede, şu fiyata yapanz" diyoruz. Finansmanı onlar sağlıyor ve gizlilik anlaşması yapıyoruz. Sonuçlar da onlara ait oluyor. Eskiden yurtdışında yapılan araştırmalan şimdi Türkiye'de yapıyoruz. Fas ve Tunus da daha önce Avrupa'da yaptırdığı araştırmalan artık burada yaptınyor. Projelerin birçoğu tekstil sanayinin yaşadığı sorunların giderilmesi için hazırlanıyor. Sanayinin verimliliğinin ve kalitesinin artması için yapılan uygulamalı araştırmalar yapıyoruz. Örneğin enerji ve su tasarrufunun nasıl sağlanacağı ve maliyetlerin nasıl düşürüleceği bizim bir araştırmamızın konusu. İsteyen işyerlerine belirli bir ücret karşılığında durum tespiti yapıyoruz. Neler yapılması gerektiği konusunda rapor veriyoruz. 2-3 günlük eğitimler veriyoruz. Bunlar çok önemli tasarruflar sağlıyor. Şimdiye kadar 15 işletmede bu projeyi yaptık. Sonuçlar çok çabuk hissediliyor" şeklinde konuştu.
TAM'in bünyesinde bulunan iplikhane sayesinde pek çok araştırma için uygun ortam yaratıldığına değinen Tarakçıoğlu, "İplikhanemizde yaptığımız hiçbir çalışmayı büyük bir fabrika üretimini durdurup yapamaz. Biz çeşitli pamuklan alıp bunların tüylülüğe etkisini inceliyoruz. Makinenin ayarlarının etkisini inceliyoruz. Sadece iplik makinesi imal edenler bunu yapabilirler ama onlar da artık bu geniş kapsamlı araştırmalan yapmıyorlar. Bunu başka üniversiteler ve araştırma merkezleri yapmıyor. Örmede may dönmesi denilen büyük bir sorun var. Sanayicilerin deneme yanılma yoluyla elde ettikleri bilgiler var ama sistematik olarak araştırılmamış. Bu sorunların giderilmesi için çalışıyoruz. Bir de yeni teknolojileri araştırdığımız temel araştırma çalışmalarımız var. Ultrasonik ses dalgalanyla az detarjan kullanılarak yıkama yapılabilecek teknoloji şu an mevcut. Biz de bunlan ultraviole ışınlarla kombine ederek pamukluların ön terbiyesini daha az enerji daha az
kimyasal madde kullanarak yapılabilirliğini araştınyoruz. Bunun için Ankara'da faaliyet gösteren AGS Ultrasonik firması yeni bir makine yaptı. Şu an çalışmaları sürüyor. Öte yandan radyo frekanslan ile tekstilde kurutma yapıldığı bilinir. Biz bunu buharla kombine edip reaktör olarak kullanmayı amaçlıyoruz. Bunun için de Sonar Elektronik firması bir makine yaptı. Prof.Dr.Ahmet Öztarhan, MEVVA iyon impilatasyonu cihazı diye dünyada çok az bulunan bir cihazı 1997'de TÜBİTAK projesi olarak geliştirdi. Bu uygulama metal yüzeylerin özelliklerinin iyileşmesini sağlıyor. Biz bu cihazı aldık ve 100 milyar lira kadar masraf yapıp çalışır hale getirdik. Çok özel bir parçayı Rusya'da yaptınp ilave ettirdik. Dünya'da ilk defa tekstilde biz denedik ve başarılı sonuçlar aldık" diye konuştu.
İşin hamallığını biz yapıyoruz
Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük tekstil sanayine sahip olduğunu vurgulayan Tarakçıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk tekstil sanayinde 2-3 milyon kişi çalışıyor. Avrupa Birliği'ne dahil 15 ülkede ise bu sanayi kolunda 2 milyon kişi çalışıyor. Bizim tekstil sanayimizin cirosu tahminlere göre en az 20 en çok 40 milyar dolar. AB'nin ki ise 250 milyar dolar civarında. Yani aradaki farka bakılırsa biz bu işin hammallığını yapıyoruz. Onlar araştırma geliştirmeye, "know how"a dayanan özel ürünler üretiyorlar. Türk tekstil sanayi de kaliteye, moda markaya, özel ürünlere, teknik tekstil ve akıllı tekstillere yatırım yaparak Avrupa seviyesine gelmeli"
|