Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN: Türkiye üretmiyor, Çin malı satıyor
NARİN: Türkiye 3 bin dolarlık ülke değil
Çin'e karşı Türk-ABD tekstilcileri birleşti
Uluslararası hazır giyim alıcıları İstanbul Moda Fuarı'nda buluştu
TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler:
"Türkiye ulusal rekabet gücü politikasını belirlemelidir"
Firma
Akın Tekstil: "Silahlar aynı olduğu sürece biz dövüşmekten çekinmeyiz"
Görüş
Orhan Yıldırımçakar, 36 yılını tekstil sektörüne verdi
Eğitim
TÜRK TEKSTİL VAKFI 2003 YILI FAALİYETLER
Hukuk
DEĞİŞİKLİK FESHİNDE KÖTÜNİYET (Karar İncelemesi)
ENGLISH
Summaries in English |
Görüş
Orhan Yıldırımçakar, 36 yılını tekstil sektörüne verdi
Türkiye'nin tekstil merkezlerinden sayılan Bursa'nın sevilen ve sayılan simalarından olan Uludağ İhracatçılar Birliği (UİB) Başkanlar Kurulu Başkanı ve Sönmez Holding bünyesindeki Sönmez Pamuklu A.Ş.'nin genel müdürlüğü görevini yürüten Orhan Yıldırımçakar, hayatının 36 yılını tekstil sektörüne vermenin gururunu yaşıyor.
İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun olduktan sonra o dönemde Bursa'nın en büyük iplik üreticilerinden Bisaş Bursa İplik Sanayi A.Ş'de başlıyor Orhan Yıldınmçakar'ın tekstil hayatı. 1968 yılında girdiği tekstil sektörüne halen hizmet vermenin mutluluğunu yaşayan Yıldırımçakar, tekstilin Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu, bu görevini de sürdürmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Geçtiğimiz yıl Türkiye'den 16 milyar dolarlık, tekstil, konfeksiyon ve deri konfeksiyon ihracatının gerçekleştiğini, sektörün toplam ihracattaki payının yüzde 35 olduğunu anlatan Yıldırımçakar, istihdam ve ihracat için sektörün Türkiye için son derece önemli olduğunu vurguluyor.
Dünya Ticaret Örgütü'nün aldığı karar doğrultusunda 2005 yılında kotaların kalkacağını ifade eden Orhan Yıldırımçakar şöyle devam ediyor:
"Türkiye'nin AB üyeliği ve Çin rekabeti düşünüldüğünde tekstil ve konfeksiyon sektörü için yol ayrımı var. Tekstil ve konfeksiyonun bizde geleneği vardır. Jeopolitik konumumuzdan dolayı sektörün büyük avantajı mevcut. Önümüzdeki 10 yıllık sürede sektör Türkiye'deki liderliğini devam ettirmelidir."
"Sektör temsilcileri ortak
akla sahip çıksın"
Önümüzdeki yıl kotaların kalkmasıyla tekstil ve konfeksiyon sektörünün geleceğinin ne olacağına dair İTKİB tarafından geçtiğimiz yıl Aralık ayında 3 günlük "Arama Konferansı" düzenlendiğini, bu konferansa Türkiye'nin her yerinden sektör temsilcilerinin yanı sıra, bürokratlannda katıldığını dile getiren Yıldırımçakar, konferansta hedefin özel sektör temsilcileri ve devletin biraraya gelerek ne yapılması gerekir diye ortak akıl oluşturmak, bu doğrultuda proje üretmek olduğunu belirtti.
Çin tehdidine karşın ortak aklın oluşturulması ve bu akla sahip çıkılmasını isteyen Yıldırımçakar, tekstil ve konfeksiyonun alt dallannda 18 ayn iş kolu olduğunu ifade ediyor. 2005 'te kotaların kalkmasıyla oluşacak yeni dünya düzeninde alt sektörlerin de ne yapacağını belirlemesi gerektiğini dile getiren Orhan Yıldınmçakar, firmaların kendi güçlerini ve rekabete girecekleri konulan iyi tespit etmesi gerektiğini belirtiyor.
"Çin'le rekabet edemeyiz"
Çin'le aynı kulvarda maliyetler açısından rekabet edemeyeceğimizi, enerji ve işçilik maliyetlerinin bu ülkede çok ucuz olduğunu ifade ediyor Yıldınmçakar ve ekliyor:
"Çin şu anda çevre standartlarına, ILO standartlarına uymuyor. Çocuk yaşta işçiler çalıştınyor. Faiz yüzde 1 dolayında. Sadece devletin 32 serbest bölgesi var. Eyaletlerin ve mahalli idarelerin de serbest bölgeleri var. Her türlü taklitçiliği yapan Çin, fikri ve sınai hakların korunmasına da dikkat etmiyor."
Önümüzdeki yıl kotaların kalkmasıyla birlikte Çin'in başta Almanya olmak üzere AB ülkelerindeki pazar payımızın yüzde 50 azalmasına sebep olabileceğini, Çin'in pazarlara yüzde 75 fiyat kırarak girdiğini söyleyen Yıldırımçakar, Çin devletinin işletmeleri sübvanse ettiğini, şu anda hammaddeleri pahalıya alıp ucuz ürün ürettiklerini, bunun geçici bir dönem olduğunu, ancak bizim bu rekabete ne kadar daha dayanabileceğimizin önemli olduğunu dile getiriyor.
Çin rekabetinin devlet, bürokrasi ve sektör temsilcilerinin biraraya gelerek aşılabilceğini, modayı ve markayı ön plana çıkararak, komşu ülkelerle ticarete önem vermemiz gerektiğini vurgulayan Yıldınmçakar, "Ortak aklın meydana çıkardığı projelere sahip çıkılmalı. Yanlış bir adım ve yanlış bir karar için zaman kalmadı. Alınan kararların da bu yıl mutlaka pratiğe geçmesi gerekir" diye konuştu.
"Kurdaki düşüş
özsermayeleri eritiyor"
Kurdaki düşüşle ilgili olarak da görüşlerini açıklayan Orhan Yıldırımçakar, dolar kurunun anormal artırılması yönünde taleplerinin olmadığını, kurdaki düşüşlerin firmaların öz sermayelerini
erittiğini ifade ederek şöyle devam ediyor:
"İşletmeler ilave bir yatırım yapamıyor, karsız üretip, günü kurtarmaya çalışıyorlar. Firmaların dengeleri alt üst oluyor. Önümüzdeki dönemler için kurun bu düzeyde seyretmesi hiç de iyi değil."
Türkiye'ye son dönemde sıcak para girişinin yaşandığını, bu paranın yatırım için değil, borsa için geldiğini, İMKB'nin derinliği olmayan bir borsa olduğunu birden çıkıp, düşebildiğini ifade eden Yıldınmçakar, giren sıcak paraya vergi konulması gerektiğini vurguluyor.
Türk ekonomisinin halen kırılgan olduğunu, gücünü üretimden ve ihracattan almadığını, taşıma suyla da değirmenin dönmeyeceğini dile getiriyor Yıldırımçakar.
Kurun 1 milyon 450 bin liranın altına inmemesi gerektiğini, devletin öz gelirini temin eden ihracatçıyı bu kadar sıkmamasının şart olduğunu söyleyen Yıldırımçakar, gerek iç, gerekse dış siyasetteki ani çıkışların ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
"Hükümet, enflasyon hedefini tutturabilmek için dolar kuruna müdahale etmiyor. Dolar kuru 1 milyon 450 bin lira da olsa enflasyon hedefi tutar. Ancak bu durumun sürmesi işletmeleri yok edecektir" eliyor Yıldırımçakar ve ekliyor:
"Devrim niteliğinde ekonomik kararlar alınıyor. Ama halen SSK'ya köklü bir çözüm getirilemedi. Hükümet elinde kalan devlet bankalarını özelleştireceğim diyor. O zaman niye halen sigortacılıkla hastanecilikle uğraşıyor. Bu işler özel sektör tarafından yapılsın. Göreceksiniz maliyetler düşecektir."
Uludağ İhracatçı Birlikleri(UIB) Hakkında bilgi
Uludağ İhracatçı Birlikleri(UİB) 1986 yılında kuruldu. UİB ilk kurulduğunda bünyesinde sadece Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birliği'ni barındırıyordu. Birliğin gelişmesiyle birlikte Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği, Tekstil İhracatçılar Birliği ve Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği olarak ikiye ayrıldı. Bu birliklere daha sonra Yaş Meyve Sebze ve Meyve Sebze Mamulleri İhracatçılar Birliği eklendi. Uludağ İhracatçı Birliği'ne daha sonra Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçılar Birliği dahil oldu. UİB'den geçtiğimiz yıl 8 milyar 669 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. UİB'nin kayıtlı 18 bin üyesi var. Bu üyelerin 8 binden fazlası tekstil ve konfeksiyon temsilcileri.
Orhan Yıldınmçakar Kimdir?
Bursa'da 1943 yılında doğan Orhan Yıldırımçakar, ilk, orta ve lise öğrenimini Bursa'da tamamladı. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun olduktan sonra yedek subay olarak askerlik görevini tamamlayan Yıldırımçakar, tekstil sektörüne 1968 yılında Bisaş Bursa İplik Sanayi AŞ'de çalışmaya başlayarak adım attı. 31 yıl boyunca Bisaş'ta görev yapan Orhan Yıldırımçakar, 17 yıl boyunca aynı şirkette genel müdür, yönetim kurulu üyeliği ve yönetim kurulu başkan vekilliği görevlerinde bulundu. Tekstilde 36'ıncı yılını dolduran Yıldırımçakar, halen Sönmez Holding bünyesindeki Sönmez Pamuklu A.Ş.'de genel müdür olarak görev yapıyor. Orhan Yıldırımçakar, 5 dönemdir Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Başkanlar Kurulu Başkanlığı ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevini yürütüyor. Yıldırımçakar, 3 çocuk babası.
|