[ , ]    Sayı:290 Şubat 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  NARİN: Türkiye üretmiyor, Çin malı satıyor

  NARİN: Türkiye 3 bin dolarlık ülke değil

  Çin'e karşı Türk-ABD tekstilcileri birleşti

  Uluslararası hazır giyim alıcıları İstanbul Moda Fuarı'nda buluştu

  TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler:
"Türkiye ulusal rekabet gücü politikasını belirlemelidir"


 Firma

  Akın Tekstil: "Silahlar aynı olduğu sürece biz dövüşmekten çekinmeyiz"


Görüş

  Orhan Yıldırımçakar, 36 yılını tekstil sektörüne verdi


Eğitim

  TÜRK TEKSTİL VAKFI 2003 YILI FAALİYETLER


 Hukuk

  DEĞİŞİKLİK FESHİNDE KÖTÜNİYET (Karar İncelemesi)


 ENGLISH

  Summaries in English

 

Güncel

Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin'in milli geliri tartışmaya açması, TV ve radyo programlarına da konu oldu...
Narin: Türkiye 3 bin dolarlık ülke değil

 

Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin'in kişi başına milli geliri tartışmaya açması geçtiğimiz ay da gündeme damgasını vurdu. Kişi başına milli gelirin olması gerekenden az gösterildiğini belirten Narin'in bu tespiti katıldığı tüm TV ve radyo programlarında ilk sorulan konulardan biri oldu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun 24 Aralık'taki toplantısı öncesi CNBC-e'de yayınlanan Platform programına Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ile birlikte katılan Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin, "Türkiye 3 bin dolarlık ülke değildir" dedi.
Çiğdem Güçlü'nün sunduğu ve ağırlıklı olarak asgari ücretin tartışıldığı programda Narin, asgari ücretten vergi alınmaması gerektiğini söyledi. Narin "Biz işçimize verdiğimiz ücretin işçimizin cebine girmesini istiyoruz. Bu işin başlangıç noktası budur. Avrupa'nın asgari ücret üzerinden en yüksek vergi veren ülkesi biziz. Bu pek öyle mutluluk veren bir tablo değil. Bu, hepimizin senelerce kavga ettiği şey. Bunun birinci adımı da asgari ücretten vergi alınama-sıdır. Çünkü, Avrupa ülkelerinde bile asgari ücretteki vergi yükü yüzde 24'ü geçmezken bizde yüzde 80'lere, yüzde 90'lara çıkar hale gelmiş" dedi. Çiğdem Güçlü'nün program sırasında IMF ile yürütülen ekonomik programı hatırlatması üzerine de Narin şunları söyledi:

"Enflasyonda bu sene hükümetin hedefi yüzde 9-12. IMF ile yapılan anlaşmalara göre ne kadar zam yapmamız lazım? O yüzden bir an için IMF'yi bir kenara bırakın.... Bizim işçilerimizin sağlığı, geçimi, insanımızın rahatı daha mühim. Biz ayrıca birşey daha söylüyoruz, diyoruz ki, Türkiye 3 bin dolarlık ülke değildir. Peki, kaç bin dolarlık ülke? Bizim Avrupa ülkelerinde yaptığımız çalışmaya göre 9 ile 11 bin dolar arasında çıkacak. Böyle baktığınız zaman bu asgari ücret çok komik. Ben isterim ki şimdi işçim asgari 1000 dolar alsın, cebine koysun. Yani asgari ücrete karşı değiliz. Ama işverenin yakasındaki vergi yükü hafifletilsin diyorsunuz. Biz kayıt içinde olanları, kayıt dışına çıkarmama; kayıt dışında olanları da kayıt içine alma kavgası yapıyoruz. Bu bir sendikalılaşmanın da temelidir. Şimdi ne kadar organize iş yeri olursa o kadar çok sendikalılaşma imkanı olacaktır. Yani, kapital sahibi işverenlere karşı işçinin menfaatini koruyan büyük sendika grupları çıkacak. Hak-İş gibi, Türk-İş gibi... Bu grupları yaratmak için herkesin sendikalı, SSK'lı ve herkesin kayıtlı ekonominin bir parçası olması lazım. Durum böyleyken kayıt dışına kaçan insanların vergi yükünden dolayı kaçtığını hükümetimiz de çok iyi biliyor. Hükümet "Biz vergi olarak şu kadar alırız, kayıt dışındaki bütün iş yerleri kayıt içine girecek, SSK'lı olacaktır, haksız rekabet de olmayacak, onun için siz bu ücreti verirken rahat olun, korkmayın" dese o zaman Asgari Ücret Komisyonu'nu da kriterleri yüksek tutabilme imkanı elde edebilir."
Kayıtdışı ekonominin önlenmesinin de şart olduğunu söyleyen Narin "Rekabet koşullarını yıkan kayıt dışı ekonomidir. Kayıt dışına kaçmanın yolu da asgari ücret ve diğer ücretlerden alman yüksek vergidir. Halbuki kayıt dışını, kayıt içine alsak, bugün topladığımız vergiden çok daha fazlasını toplayacağız. Bunun da yolu, çalışan insanlardan az vergi almaktan geçer. Bakın, her ülkenin kayıt dışı ekonomisi yüzde 3-10'dur. Bizde yüzde 60-70'leri buluyor. Bu bizim işimiz değil ki, hükümetimizin işi. Bugün mecliste ekseriyete sahip olan bir hükümet var. Bütün bakanlar bu işin üstüne eğilerek bu kaçağı önlesinler, SSK primlerini indirsinler, vergileri indirsinler, yeniden bir yerden başlayalım" dedi.

"Herkes Türkiye'ye fakir diyor"
Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin TRT Ankara Radyosu'nda 15 Ocak'ta yayınlanan "Ekonomi Gündeminden" programında yaptığı kıonuşmada ise Türkiye'ye herkesin fakir ülke olarak baktığına dikkat çekerek, istatistiki rakamların çok önemli bir tartışma konusu olduğunu belirtti. Program sunucusu Sevtap Yasa'nın "Kamuoyunda sizin açıklamalarınızı dinledik. Biz de gerçekten Türkiye'de milli gelirin yüksek olmasını istiyoruz. Peki nedir Türkiye'de milli gelir. Nasıl hesaplanmalı?" şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi: "Bizim derdimiz Türkiye'nin ekonomik boyutları bakımından fotoğrafını çekmek. Yani Türkiye'de herkesin ekonomik bakımdan kötü bir manzara seyretmesinin doğru mu yanlış mı olduğunu anlatmaya çalışmak. Türkiye'ye herkes 'fakir ülkesin' diyor. Çünkü Türkiye'nin istatistiki değerleri dünyanın her tarafında mukayeseler yapılırken hep masaya yatırılır ve konuşulur. Demek ki Türkiye'nin istatistiki değerleri, Cumhurbaşkanı'mızın, Başbakan'ımızın konuşmasından çok daha Önemli bir tartışma konusudur. Çünkü bu konu dünya kamuoyunu bir yıl boyunca meşgul eder. Türkiye'nin gayri safi milli hasıla hesabındaki esas temel üretimdir. Türkiye üretimin en fazla olduğu yer. Bu üretim Azerbaycan'da, İran'da, Yunanistan'da ve Bulgaristan'da yok. Rahatlıkla söyleyebiliriz ki, Türkiye'nin müteşebbisi bugün Almanya'dan çok daha fazla yatırım yapıyor. Türkiye'nin her vatandaşı bununla iftihar etmelidir. Türk müteşebbisinin gücü ve arzusu, Atatürk ilkeleriyle Türkiye'yi kalkındırma hırsı ve inancı şu anda Avrupa'nın birçok ülkesinde yoktur. Böyle bir ülkenin Devlet İstatistik Enstitüsü'nün belirlediği rakamların yüzde 99'u 1986 yılı verilerine dayanıyor. Oysa Türkiye 1986'dan bu yana birçok kriz atlattı, birçok kez de yeniden yapılanma sürecine girdi. Dünyanın 1986'yı çok geride bıraktığı bir ortamda biz 2004 yılında hala bu veriler üzerinden dünya kamuoyunda tartışma açıyoruz. Temel yanlışlık burada. Oysa durumumuz bundan çok daha iyi durumda."
Yaptıkları hesabın laftan ibaret olmadığını da söyleyen Narin, bunun İngiltere'ye gönderdikleri akademisyenlerin yaptığı hesaplamalara dayandığını söyledi. Narin "İngiltere'nin milli gelir hesabını nasıl yaptığını yerinde tetkik ederek bizimkiyle mukayese ettirdik" dedi. Aynı heyetin Brüksel'de de çalışmaya başladığını söyleyen Narin sözlerine şöyle devam etti: "Bu heyet de Belçika'nın yapmış olduğu hesapları yerinde tetkik ederek bizimkiyle mukayese ediyorlar. Böylece bu ülkelerin milli geliri ne şekilde hasapladığını ortaya koyuyoruz. Biz daha bu araştırmanın başında heyetin bize verdiği ilk raporda gördük ki bizim milli gelir rakamımız, kayıt dışı ekonominin ağırlığı büyük olduğu için 9-11 bin dolar arasında çıkacak gibi. Böyle bir ortamda hükümetimiz, Avrupa Birliği'ne girme müzakerelerine başlama şansının yüksek olduğu bir zamanda fakir bir ülke konumu yerine zengin bir ülke konumunu ortaya koyarsa, bu büyük bir güvence verir. Çünkü Türkiye bir Bulgaristan veya Yunanistan'ın ötesinde ekonomik güce sahiptir. Ayrıca Türkiye Avrupa Birlği'ne girdiği zaman asalak bir ülke olma yerine başka ülkeler gibi üretimiyle Batı'dan satın alacak bir ülke görünümünü de ortaya koyacaktır. Tekstil İşverenleri Sendikası olarak bu kadar müsbet bir yaklaşımı bu kadar yanlış bir değerlendirmeye tabi tutan bir sistemden çıkarmaya çalışıyoruz. Bununla iftihar ediyorum."

Demir: Bu açıklamalar ciddi
Program sunucusu Sevtap Yasa'nın daha sonra telefonla bağlandığı Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı Ömer Demir ise konuşmasında Narin'in kayıtdışı ekonomi konusundaki açıklamalarına destek vererek "Milli gelir hesaplamasında Türkiye'ye özgü yöntem kullanmıyoruz. Uluslararası yöntemlerdir. Sıkıntımız ülke olarak kayıtlılığın veya kayıt dişiliğin boyutlarını bilememek ve bunun milli gelir rakamlarını ne kadar etkileyeceği konusundaki kaygılarımızdır" dedi.
Demir "Halit Bey'in önemli bir işveren sendikasının başkanı olarak kayıt dışının büyüklüğü konusunda daha önce de medyaya yansıyan açıklamaları var. Bu açıklamaları ciddiye almak gerekir. Çünkü devlet İstatistik Enstitüsü'nün derlediği rakamların bir kısmı da iş çevrelerinden geliyor. İş çevreleri eğer açıklanan milli gelir rakamlarıyla gerçek arasında fark var diyorsa sağlam bir bilgiye dayandıkları anlamına gelir" diye konuştu.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net