[ , ]

 

Ana Sayfa / Editör'den

 

GÜNCEL :

Halit Narin: Reel sektörün rehabilitasyonu

Necmettin Öztemir: Reel sektörün ana sorunları

Sendikamızın genel kurulu yapıldı

 

SÖYLEŞİ :

Sevil Bursa: Geçmişte yapılan yanlışların bedelini ödüyoruz

 

SEKTÖR :

Tekstil terbiye sektörünün çözüm önerileri

 

ARAŞTIRMA :

Türk ekonomisinde tekstil

 

GÖRÜŞ :

Güncel bir tartışma: Türkiye-AB ilişkileri

 

FİRMA :

Neşe Tekstil, krizi istikrarlı üretimle aşmaya çalışıyor


LİNKLER:

tekstilisveren.org.tr

üyelerimize duyurular

 

 

 

Kriz sonuçları:
1. Türk bankacılık sektörünün öz kaynağı yetersizdir. Pahalı ve kısa vadeli "kaynak" bulabilmektedir. "Kriz" şartlarından önce de fabrikalara verdiği kredileri, vadesine bakılmaksızın, muaccel olarak ve kredi sözleşmesinin çok üzerinde faizlerle tahsil etmek amacına yönelik bir "banka terörü" yaşanmıştır. Halen ağırlaşan şartlarda bankacıların sanayicilerin üzerine tahripkar ve yatırıma tövbe ettirecek ölçüde saldırıları sürmektedir.
 

2. Doların hızla yükselmesi yüzde 100'e varan devalüasyon sonrası işletme malzemeleri ve hammadde ithalatı, özellikle küçük işletmeler için, durmuş gibidir. Birçok fabrika iş yapamamakta, işçi çıkartmakta ve kapanmakla yüzyüzedir.


Çözüm önerileri:
1. Yatırım politikaları:
Terbiye sektöründe kapasite kullanım oranları yüzde 50'lerin altına inmiştir. Mevcut teşvik sistemi değiştirilmeli, Boya/baskı ve terbiye komple yeni yatırım projelerine izin verilmemelidir. Sadece modernizasyon ve darboğaz giderici yatırımlara izin verilmelidir. (Getirisi olmayan harcamalardan, devlette vazgeçmelidir.)
 

2. Tekstil ithalatının denetimi: Kontrolsüz ve denetimsiz yapılan tekstil ithalatının tekstil sektörüne zararı vardır:
a) Dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan ithalatın, üretilip ihraç edildikten sonra taahhüt kapama sürecine kadar (iş akışını engellemeyecek, minumum bürokrasi ile) denetlenmesi,
b) Miktar ve fiyat düşük gösterilerek, yurda kaçak sokulan malların kontrolü sanayicilerin denetiminde oluşturulacak, "sektörel bir uzmanlık birimi" tarafından yapılmalıdır. Haksız rekabeti önlemek amacıyla, yanlış/aldatıcı beyan ve yasalara aykırı davranışta bulunanlar için, caydırıcı ve ağır hükümler uygulanması şarttır.
c) Uzakdoğu ülkelerinde yapılan ucuz tekstil ürünlerine karşı antidamping uygulamaları sürdürülmelidir.

3. Eğitim ve AR-GE çalışmaları:
Tekstil terbiye sektörü için nitelikli eleman eğitimi,
AR-GE ve teknoloji geliştirme çalışmaları,
- Proses optimizasyonu
- Günlük sorunların çözümü/hata oranlarının minimizasyonu
- Yeni ürün geliştirme bağlamında, çok önemlidir.


1995 yılında anılan amaca hizmet etmek ve özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin rutin test ihtiyaçlarına cevap vermek hedeflenerek, TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi'nde Tekstil Enstitüsü (TE) faaliyete geçirilmiştir. TE'nin kuruluşunda, derneğimizin yanı sıra, diğer tekstil ve konfeksiyon sektörü dernekleri ve İSO aktif olarak yer almış ve bir AR-GE dayanışma platformu oluşturulmuştu.


Geçen beş yıl içerisinde:
• AB pazarlarında uygulanan tarife dışı teknik engellere karşı tekstil sanayicilerinin bilgilendirilmesi ve teknik eğitimi,
• İhracatçılara MERTER'de hizmet verebilecek, modern altyapı ve cihazlarla donatılı test ve analiz labaratuvarının hizmete açılması,
• İTÜ, EGE ve Uludağ Üniversitesi tekstil bölümlerinin katılımıyla oluşturulan "Akademik Danışma Kurulu" ile sektörün, AR-GE ihtiyaçlarının tesbiti ve teknoloji geliştirme projelerinin oluşturulması hizmetleri başlatılmıştı.


TÜBİTAK Bilim Kurulu, beklenmedik bir şekilde 24 Şubat 2001 tarihli toplantısında, TE'nin kapatılmasına karar vermiş ve tüm harcanan emeklerin heba olmasına neden olunmuştur.


Türkiye'nin en büyük istihdamını ihracat gelirlerinin yüzde 40'ını ve 20 milyon kişinin nafakasını sağlayan tekstil sektörü, TÜBİTAk tarafınrdan nasıl yok sayılabilir?
Yukarıda anılan amaçlara hizmet edebilecek, TÜBlTAK bünyesinde Marmara Araştırma Merkezi'nin asıl işlevi ve görev tanımı doğrultusunda, bir Tekstil Enstitüsü'nün yaşatılması zarurettir.


Gerek tekstil meslek liseleri ve gerekse üniversitelerin tekstil bölümleri, çağdaş eğitim verecek donanım ve eğitim sistemine kavuşturulmalı, nitelikli insan gücü yetiştirilmesine öncelik verilmelidir.


4. Enerji kullanımı ve maliyetler:
Tekstil terbiye sektöründe, 2 milyon 150 bin ton fiili kapasitenin, yaklaşık 1 milyon tonu faal olarak kullanılmaktadır. Sektörün üretimde ana girdileri, doğalgaz, ısıl enerji, buhar ve elektrik tüketimleri dünya fiyatlarının çok üzerindedir.

 

1 kg mal üretimi için, terbiye sektöründe 1.50 Kwh elektrik ve 1,10 sm3 doğalgaz harcanmaktadır. Dünya pazarlarında rekabet edebilecek tekstil ürünleri için, üretim maliyetlerinin düşürülmesi yönünde, sanayiciye yansıtılacak fiyatların, rakip ülkeler fiyatlarına çekilmesi zorunluluktur.

 

İmalatçı/ihracatçılara dünya fiyatlarından hammadde ve enerji sağlanmalıdır. Bugünkü maliyetlerle ihracat yapma olanağı yoktur.


5. Finansman desteği:
Krizden çıkış için devlet dış dünyadan yeni borçlanmaya gidecektir. Dolayısı ile mevcut 110 milyar doların üzerinde 25-30 milyar daha eklenebilecektir. Toplam 140 milyar dolara ulaşılabilecek dış borcun ödenmesi ve enflasyondan kurtulmak, ancak ihracata dönük üretimle mümkün olabilecektir. Bu amaçla girişimciye güven verilmeli, fabrikaların açık tutulabilmesi için gereken finans desteği, rakip ülkelerdeki maliyetlerden sağlanmalıdır.

 

Terbiye sektörü, yıllık 11 milyar dolarlık, tekstil ve hazır giyim ihracatına 1,5 milyon dolar tutarında boya/baskı ve terbiye hizmetleri ile katkıda bulunmaktadır. İhracatçı firmaların aldıkları ihracat akrediflerinin yüzde 15'ini terbiye fabrikalarına, "back-to-back" akreditifle devredebilmelerine imkan sağlayacak bir yasal düzenleme ile, terbiye sanayicilerinin finansman darboğazına çözüm getirilmiş olunacaktır. Bu surette terbiye fabrikaları verecekleri üretim hizmetleri kadar ihracat özendirmelerinden ve Eximbank kredilerinden yararlanma olanağına kavuşmuş olacaklardır.


Sonuç:
• Hükümetin "Kriz Yönetim Programı"na sivil toplum örgütleri, yapıcı eleştirileri ve gereken noktaların revizyonu talebi ile yaklaşımda bulunmalı.
• Siyasi otorite, reel sektör/sanayici/girişimcinin, direkt veya endirekt ihracata yönelik üretimini teşvik eden önlemler almalıdır. "İhracat için üretim" odaklı (ve tüm ilgili çevrelerin sorumluluk paylaşacağı) bir "Çalışma Programı ve İş Planı"nı acilen uygulamaya geçirmelidir.
• İşvereni/sanayiciyi, yatırımdan caydırıcı "banka terörü"ne son verilmeli, reel sektör yüreklendirilmeli, sahiplenmeli ve desteklenmelidir.
• Dünya piyasalarında rekabet gücünü kaybetmemek için, özellikle ihracata dönük sanayiciye, dünya fiyatların-dan işçilik hammadde ve enerji kullanılabilme olanağı yaratılmalıdır.
 

Dünyada yaşanan "kriz"ler kendisine/devletine/ekonomisine güvenen girişimcilerle, müteşebbislerle ve nitelikli insan gücü ile aşılmıştır.
 

Kaliteli üreterek, ihracatı artırarak, düze çıkabilir ve dünya pazarlarında vazgeçilmez/kalıcı olabiliriz.
Gülen yüzlerin sayısını, hep beraber, dayanışma ile çoğaltabiliriz.

 

Tekstil Terbiyesi nedir?

Tekstil Terbiye Sanayi, ham iplik, örme veya dokuma olan hambeze beyazlık, renk, desen ve yumuşaklık, modaya uygun kaliteli ve çeşitli üretimler için özel bir doku sağlayarak, kalite, albeni ve katma değer kazandıran özel ihtisas sanayi dalıdır.
Tekstil ve terbiye sanayi hambezini alarak, kaliteli ve dünya modası trendlerinin gereklerini karşılayacak görünüm, tutum ve özelliklerde kumaş haline getirir. Bu sanayi dalı sağladığı katma değer, istihdam ve özellikle ihracattaki payı nedeniyle Türk ekonomisinde önemli bir yere sahiptir.


Türk Tekstil Terbiye Sanayi, başlangıçta entegre tekstil fabrikalarının boya ve terbiye birimi olarak gelişmiştir. Ancak son 15 yılda, hazır giyim sanayi ihracatındaki gelişmeler ve özellikle örme malların ihracatındaki hızlı artış, doğrudan konfeksiyonculara hizmet veren tekstil terbiye ihtisasa sanayi işletmelerinin kurulmasmı ve gelişmesinl sağlamıştır. Günümüzde, Türkiye'de bulunan boya ve terbiye ihtisas fabrikaları, dünyada tekstil sanayiinde iddialı olan birçok ülkenin terbiye sanayicileri ile rekabet edebilecek kapasiteye ve teknolojik gelişmişlik seviyesine ulaşmış olup, kalite açısından bir çoğunun da ilerisindedir.

 

 

Sayılarla tekstil terbiye sanayi
Firma sayıları: Sanayide 400'ü büyük ölçekli, 600'ü küçük ölçekli olmak üzere yaklaşık 1000 işletme bulunmaktadır.
İstihdam: Sanayi 50-60 bin kişiye istihdam yaratmaktadır. Bu sayı kayıt dı-
şı çalışanlarla birlikte 80bin kişiye ulaşmaktadır.
Ekonomik değer: Tekstil sanayi içinde 2 milyar USD'lik katma değer yarat-
maktadır.
Kapasite: Üretim kapasitesi 1999 yılında yaklaşık 1.900.000 tondur.