|
|
|
|
[ , ] |
|
![]()
GÜNCEL :
Halit Narin: Bankalar bankacılık
yapmaya itilmeli
Metin Emiroğlu: Reel sektörün içinden gelen ses
Nesrin
Nas: Krizden hedef büyüterek çıkmalıyız
GÖRÜŞ
:
TİM
Başkanı Oğuz Satıcı: İhracatta artış daha fazla üretimle olur
PROTOKOL :
Hedef:
Türkiye-ABD Serbest Ticaret Anlaşması
ARAŞTIRMA :
Türk
tekstil sektörünün fırsat ve riskleri
SERGİ :
FİRMA :
LİNKLER:
![]()
![]()
Dıştan analiz
Globalizm ve ekonomik krizler üzerine yaptığı derin analizlerle tanınan ünlü ekonomist Thomas Friedman'ın "The Lexus and the Olive Tree" adlı kitabı New York saldırısı gibi ağır gündem maddesine bile ezilmedi. Ünlü iktisatçı şu sıralarda ekonomi dünyasının konuştuğu bir numaralı isim.
Yok o kadar da değil, kitabın dünyanın tartıştığı kısımları bizi pek
ilgilendirmiyor hala. Tersine kimsenin pek üzerinde durmadığı kısımlarla
ilgiliyiz. Çünkü kimsenin ilgilenmediği bu küçük şeyler bizi incitiyor.
Gelişmiş ülke insanları için sıradan sözler olarak algılanan bazı hikayeler,
deli gömleğini bir türlü yırtamayan bizim gibi "gelişmekte olan ülkeler
kategorisi" fanileri açısından ne kadar da önemli analizler halini alıyor.
***
Friedman'ın şu basit, ancak bizim için son derece hayati içeriği olan tarifine
bir bakar mısınız lütfen "Ben, dünyaya ilişkin beş benzin istasyonu teorisine
inanıyorum. Evet, bugünkü dünya ekonomilerinin beş temel benzin istasyonu
çeşidine indirgenebileceği kanısındayım" diyen Friedman şöyle tarif ediyor
yaşadığı dünyayı: "Birincisi Japon benzin istasyonudur. Benzinin galonu 5
dolardır. Bir ömürlük iş anlaşmaları imzalamış üniformalı ve beyaz eldivenli
dört adam size hizmet eder. Benzininizi doldururlar. Yağınızı değiştirirler.
Camınızı siler ve siz huzur içinde oradan ayrılırken, dostca bir gülümseme ile
arkanızdan el sallarlar.
İkincisi Amerikan benzin istasyonudur. Benzinin galonu sadece 1 dolardır, ama
benzini kendiniz doldurursunuz. Camınızı kendiniz silersiniz. Lastiklerinize
kendiniz hava basarsınız. Sonra köşeyi döndüğünüzde, dört evsiz insan jant
kapaklarınızı çalmaya çalışır.
Üçüncüsü Batı Avrupa benzin istasyonudur. Benzinin galonu orada da 5 dolardır.
İstasyonda tek bir görevli vardır. Lütfeder gibi benzininizi doldurur ve asık
suratla yağınızı değiştirir. Sendika sözleşmesinin onu sadece benzin doldurmak
ve yağ değiştirmekle yükümlü kıldığını size her an hatırlatarak camları
silmez. Haftada sadece 32 saat çalışır, her gün 90 dakika yemek molası verir
ve bu süre içinde benzin istasyonu kapalı kalır. Ayrıca her yaz Güney
Fransa'da 6 hafta tatil yapar. Devletin işsizlik sigortası son işlerinden daha
çok para verdiği için 10 yıldır çalışmamış iki erkek kardeşi ve amcası,
sokağın karşı tarafında bowling oynamaktadır.
Dördüncüsü gelişmekte olan ülke benzin istasyonudur. Burada 15 kişi çalışır ve
hepsi de birbirinin kuzenidir. İçeri girdiğinizde kimse sizinle ilgilenmez,
çünkü herkes birbirine laf yetiştirmekle meşguldur. Devlet benzini sübvanse
ettiği için benzinin galonu sadece 35 senttir, ama 6 pompadan sadece biri
çalışmaktadır. Diğerleri bozulmuştur ve Avrupa'dan gelecek yedek parçaları
beklemektedir. Çünkü buralarda ithalat ucuz, üretim ise pahalıdır. İstasyon
hayli kırık döküktür. İstasyon sahibi, işçilerin yarısının geceleri
tamirhanede uyuduğundan ve araba yıkama yerini duş olarak kullandığından
habersizdir. Gelişmekte olan ülke istasyonunda müşterilerin çoğu ya son model
Mercedes ya da uyduruk bir motosiklet kullanır ama burası her zaman doludur.
Çünkü bisiklet lastiklerine hava basmak için insanlar akın akın gelmektedir.
Son olarak, Rusya benzin istasyonu gelir. Burada benzinin galonu sadece 50
senttir, ama hiç benzin yoktur. Çünkü burada çalışan dört işçi bütün benzini
karaborsada galonu 5 dolara satmıştır. Benzin istasyonunda görevli olan 4
adamdan sadece biri oradadır. Diğer üçü yer altı ekonomisinde başka işler
tutmuştur ve sadece haftada bir kez haftalıklarını almak için uğrarlar."
Biz yıllardan beri hangi benzinlikte kuyrukta bekliyoruz? Tarife hacet var mı?