[ , ]

 

Ana Sayfa / Editör'den

 

GÜNCEL :

Halit Narin: "Ekonomik krizin temelinde siyaset ve bürokrasinin krizi var"

 

Tekstil İşverenlerinin gurur günü: Yalova Meslek Yüksek Okulu mezuniyet sevinci yaşadı

 

Tekstilciler neler bekliyor?

 

Yeniden gülümsemeye başlıyoruz

 

Tekstil Raporu Mecliste

 

ARAŞTIRMA :

Kotalar, Türkiye ve Amerika ile AB'nin tekstil stratejileri

 


LİNKLER:

tekstilisveren.org.tr

üyelerimize duyurular

 

 

 

 

Yakup Güngör:

Üretim ve sosyal boyut atlanıyor

Sabancı Holding Tekstil Grup Başkanı Yakup Güngör, ekonomik programların en büyük eksikliği olarak üretim ve sosyal boyut kavramlarının öncelikler arasında olmamasını gösterdi. 2000 yılı başından bu yana uygulanan programların finans sektörü, kurlar, enflasyon, borçlanma, faiz ve benzeri konuları gündemin önemli ve öncelikli maddeleri olarak ele aldığını belirten Güngör, üretim ve üretilen değerden programlarda hiç söz edilmemesini eleştirdi. "Üretimin gündemde olmadığı koşullarda reel sektör nasıl gündemde olabilir?" diyen Güngör, şu değerlendirmeleri yaptı:

 

"Reel sektörün içine düştüğü durumun bir sonucu olarak işsizlik tehdit edici boyutlara gelmiştir. Sosyal boyutun ihmal edildiği bir uygulamada toplum huzurunu ve çalışma barışını korumak zorlaşmaktadır. Ekonomik programın bir parçası olarak en azından en alt gelir gruplarının vergilerinin azaltılması veya kaldırılmasını, asgari ücretin arttırılmasını son derece gerekli önlemler olarak görüyorum."


Yaşar Malta:

Haksız rekabet önlenmeli

Yeni Tekstil San. ve Tic. AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Malta, kaytdışılığın haksız rekabeti doğuran en büyük neden olduğunu söyledi. Malta, dampingli fiyatlarla ithal edilen malların imalatçıyı yaraladığını ve bunun olumsuz etkisinin dolaylı yoldan terbiye sektörünü vurduğunu kaydetti. Sektörde kendini yenilemek isteyen kayıtlı firmaların bu iş için belli fon ayırdıklarını anlatan Malta, kayıtdışı firmaların böyle bir işe girişmediklerini ve haksız maliyet avantajı sağladıklarını vurguladı. Kayıtlı firmaların çevre için yaptıkları yatırımları ana maliyetleri arasına koyduklarını belirten Malta, kayıtdışı firmaların bu tür bir harcama yapmadıklarının altını çizdi.

 

Tekstil sektöründe Türk firmaların Avrupa'da yatırımlar yapmaya başladığına dikkat çeken Malta, bunun nedenlerini ise şu cümlelerle açıkladı: "Bu kaçışların nedeni dışardan mal temininin kolay olması. İşçilik ücretlerinin az oluşı. Avrupa ülkelerinde maliyet avantajları yakalıyorlar. Birçok vergiden muaflar ve sübvansiyon alıyorlar. Maliyetlerimiz arasında o kadar fark var ki Türk sanayicisi dışarıya kaçmak zorunda kalıyor."

 

Malta, bu durumun Türkiye'de işsiz insan sayısının artmasına ve sektörün müşterisini yitirmesine yol açtığına dikkat çekti. Yatırım yapan firmanın boya-apre işlemlerini de o ülkede gerçekleştirdiğini söyleyen Malta, devletin artan maliyetler konusunda çözüm bulmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Son zamanlarda doğalgaz, elektrik ve akaryakıta büyük oranlarda zamlar yapıldığını ifade eden Malta, tedarikçilerin de ücretlerini arttırması ile sektörün çıkmaza girdiğini dile getirdi.

 

Malta enerji fiyatlarındaki artışı ve işçilik giderlerindeki maliyeti fiyatlarına yansıtamadıklarını, dolayısı ile zamlara karşı kendilerini koruyamadıklarını kaydetti. Malta, en ucuza en kaliteli mal temin etmek için yeni yatırımlar gerektiğini, bunun da AR-GE ile mimkün olablileceğini sözlerine ekledi.


Ramazan Özgür:

Yatırımlar yurtdışına kaçıyor

Akın Tekstil AŞ Genel Müdürü Ramazan Özgür, tekstil sektöründe yatırımların yurtdışına yöneldiğine dikkat çekti. Özgür, yatırımların yapıldığı ülkelerin yatırımı çekmek için belli politikalar uyguladığını ifade etti. Bu ülkelerin büyük teşvikler verdiğini ve bu teşviklerin belli bir süre devam edeceğinin garantisini sağladığını söyleyen Özgür, ayrıca söz konusu ülkelerin birtakım vergi avantajları tanıdığını vurguladı.

 

Özgür, Türkiye'deki yerleşik firmaların Avrupa pazarına çıkınca işbirliği yaparak kalitede rekabet yerine fiyat düşürme yöntemini seçtiğini kaydetti. Bunun mevcut potansiyeli doğru kullanmayı beraberinde getirdiğini belirten Özgür, Türkiye'nin artık moda kumaşları yaratması ve İtalya'nın yerini alması gerektiğini vurguladı. Bu yılın ilk beş ayını, finansal krizlerin yaşandığı bir dönem olarak tanımlayan Özgür, "Kriz dönemi finansal açıdan sıkıntıda olmayan firmalarda; eğer ihracatçı ise bağlantılarını daha önceden yaptıkları için olumsuzluk yaşanmamıştır. Şirketlerin kar-zararlarına yansıyan kur farkı giderleri, ihracatı döviz borcundan çok alan şirketlerde daha sonraki dönemlerde kara dönüştürecektir. Yurtiçi satışlarda ise inanılmaz bir daralma ve nakit problemi izleniyor" dedi.


Sadık Oğuz:

Avrupa'ya bağımlılıktan kurtulmalıyız

Temtaş Tekstil San. ve Tic. AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Oğuz, sektörün teknoloji, hammadde ve pazar konularında Avrupa'ya bağımlı olduğunu dile getirdi. Her konuda dışarıya bu kadar bağımlı iken sektörün ihya olmasının beklenemeyeceğini anlatan Oğuz, bu açıdan bakıldığında farklı pazarların zorlanması gerektiğini kaydetti. Makine alımından dolayı Avrupa'ya döviz akışının azaldığı bir dönemde Avrupa'nın Ekotex belgesi çıkardığına dikkat çeken Oğuz, bunun bir tesadüf olamayacağını dile getirdi. Son zamanlarda ucuz işçilik arayışından dolayı başta konfeksiyoncular olmak üzere yurtdışına yatırımlar yapıldığına dikkat çeken Oğuz, "Bu yatırımların uzun vadede karlı olmayacağını düşünüyorum. Çünkü işçilik oralarda da artacak. Terbiye sektörü, dışarda yatırım yaparsa bu ucuz işçilikten dolayı değil, pazara yakın olmak dürtüsü ile olacaktır. Yalnız bu yatırımlarda da fizibilite değil birbirimize bakmamamız rol oynayacağı için oralarda da atıl kapasitenin oluşacağını düşünüyorum" dedi.

 

Oğuz, bu yılın ilk dört aylık döneminde kapasite kullanım oranlarının düştüğünü kaydetti. Ancak beşinci aydan sonra hissedilir bir artışın olduğunu ifade eden Oğuz, artışın temmuz ayına kadar süreceğini belirtti.

 

Oğuz, orta vadede, enflasyonun devalüasyonu yakalaması ile bu avantajın bulunmuyacağını kaydetti. Oğuz, her Türk Lirası girdisinde işçilik, akaryakıt, elektrik gibi artışların yakın zamanda bu avantajı ortadan kaldıracağını anlattı.