[ , ]

Ana Sayfa / Editör'den

 

ANMA :

1938-2001: Minnetle Anıyoruz

 

GÜNCEL :

Tekstil sektörünün sorunları Devletin zirvesinde konuşuldu

Başbakanlık'ta tekstil zirvesi

Halit Narin: "Meclis tekstilin gücünü de problemlerini de gördü"

Necmettin Öztemir: "Sorunlar güncellik kazandı"

 

GÖRÜŞ :

Öztemir'den iki aşamalı çözüm planı

 

SEKTÖR :

Dr. BiNHAN BİRKAN (OĞUZ): Doha'da başlayan DTÖ müzakereleri dünya ticaretinde haksız rekabeti önleyecek mi?

 


LİNKLER:

tekstilisveren.org.tr

üyelerimize duyurular

 

 

©2002 TÜTSİS

 

Sektör


Doha'da başlayan DTÖ müzakereleri dünya ticaretinde haksız rekabeti önleyecek mi?


Dr. BiNHAN BİRKAN (OĞUZ)
Tekstil, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) yeni müzakerelerinde yine odak noktası olmaktadır.


DTÖ'nün 9-14 Kasım tarihlerinde Doha'da düzenlenen Bakanlar Konferansından önümüzdeki yıllarda sonuçlandırılacak geniş bir müzakere programı çıktı. Konferans açıklaması, zirai ürünler, hizmeter veya sanayii ürünlerine uygulanan gümrük vergileri, ticaret, yatırımlar, çevre gibi bir çok alanda yapılacak müzakerelerin amaç ve takvimini belirlemiştir.

2003 yılında sonuçlandırılacak uyuşmazlıklar yönetmeliği dışında tüm müzakerelerin en geç 1 Ocak 2005'te bitirilmesi kararlaştırılmıştır.


DTÖ
Yer: Cenevre
Kuruluş: 1 Ocak 1995, Uruguay Round müzakereleri sonunda (1986-1994)
Üyeler: 142 ülke

Gelecek üyeler (26 Temmuz 2001 itibariyle): Çin, Tayvan
Bütçe: 2000 yılı için 127 milyon İsviçre Frankı
Personel: 500


Oysa, AB'nin pazara giriş ve geniş açık pazar politikasının olumsuz etkilerinden Türk Tekstil ve Konfeksiyon Sanayii müthiş zarar görmektedir. 1996'da Gümrük Birliğinin başlangıcından itibaren sınai mamuller için ortalama ithalat gümrük vergileri %16'dan %5,4'e indirilirken, tekstil ve konfeksiyonda bu vergiler ortalama %27'den %6'ya kadar düşürülmüştür. Türkiye, buna ilaveten, Avrupa Birliği'nin ithalat ve ticaret kurallarını uygulamak, dolayısıyla ithalatı kolaylaştırmak durumunda kalmıştır. Bu Türkiye ile ticaret yapan tüm ülkelerin yararına olmuştur.

Anormal düşük fiyatlı Asya ürünleri bu şekilde Türkiye pazarına akmaya başlamıştır. Türkiye'nin toplam mensucat ithalatında Asya'nın payı (miktar olarak) 1998'de %53'ten 2000 yılında %67'ye fırlamıştır.
Bu suretle birçok şok fiyatlı tekstil ve konfeksiyon ürünü hem Asya'dan hem de AB ülkeleri üzerinden trafik sapması yoluyla giderek artarak ithal edilmektedir.
Dünya sanayi ürünleri ticaretinin 2000 yılında % 7,7'sini oluşturan tekstil ve konfeksiyon 356 milyar dolarlık bir ihracat hacmi ile müzakerelerde kilit sektörlerden olmaya devam etmektedir.

Gelişmekte olan Asya ve Latin Amerika ülkeleri üyesi olduklan ITCB (Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Bürosu) kanalı ile gelişmiş ülkelerin Uruguay Round Tekstil ve Konfeksiyon Anlaşması (ATC)'ye uymadıklarını duyururken, Hindistan gibi ülkeler uzlaşmaz tutumlarını sürdürmüşlerdir. Tekstil konusunda ABD, Kanada, Türkiye ve AB'deki bazı ülkelerin (Portekiz, İspanya gibi) geri adım atmayarak, ATC'de yapılması talep edilen değişiklikleri önledikleri ileri sürülmektedir.


Olağanüstü zorluklar içindeki Türk tekstil sektörü için Doha sonrası alınacak kararlar büyük önem taşımaktadır
İstihdam kaybı milyonlarla ifade edilen, kapasite kullanım oranlan % 50'lere düşen krizdeki Türk tekstil sektörü için DTÖ müzakereleri ve konacak hedefler büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin ilginç konumu müzakerelerdeki pozisyonunu daha da güçleştirmektedir. Gümrük Birliği içinde olduğu AB ül-kelerinin aksine sektör ekonomimizin, ihracatımızın bel kemiğini oluşturmaktadır, ve yerli üretime sahip çıkmak zorundadır, AB ülkeleri ise katma değerleri başka sektörlerde yaratma imkanına sahip olduklanndan bu sektörde tüm korumalan karşılıksız kaldırmaya devam etmekten yanadırlar.


AB: Dünyaya açık bir güç
Dünyanın en büyük ihracatçısı: dünya sanayii
ihracatının % 19'u
Dünya hizmet sektörü ihracatında birinci: dünya
hizmet ihracatının % 26'sı
Dünyada en büyük dolaysız yatırımcı
130'a yakın ülkenin en büyük pazarı
ABD ve Japonya'nın en önemli ticaret partneri


 

Örneğin, pamuklu mensucatta, Hollanda'dan (0,38 ABD$/m2), Avusturya'dan (0,33 ABD$/m2), İspanya'dan (0,32 ABD$/m2) şok fiyatlarla ithalat yapılmaktadır ve Hollanda'dan ithal edilen kadife kumaşlar (0,90 US$/m2) bu trafik sapması durumunun AB Serbest Dolaşım şartlarına uygunluğu sorusunu gündeme getirmektedir


Türkiye, DTÖ müzakerelerinde eşitlik ve karşılıklılık istemektedir
Ülkemize bu derece zarar veren haksız ithalata karşı AB bu sanayiide piyasalarını açma politikasını kullanarak diğer sektörlerde kendine pazara giriş sağlamaya çalışmaktadır.

Türk tekstil sektörünün ısrarla AB'yi uyardığı konu da AB'nın bu pazara giriş politikası uğruna üçüncü ülkelerin Uruguay Round taahhütlerine uymamasına göz yummasıdır.

 

 

AB, ATC anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmiştir, ancak AB'nin tek taraflı pazara giriş politikası deneyimi, gümrük tarifelerinin daha fazla indirilmesinin bu ülkeleri kendi gümrük tarifelerini indirmeye ikna etmediğini ve edemeyeceğini göstermiştir. Gelişmekte olan birçok ülkenin ve hatta ABD'nin mevcut kapalı piyasa politikası ile tekstil ve konfeksiyon gümrük tarifeleri AB'ye kıyasla halen çok yüksektir.
Tekstil ve Konfeksiyon Anlaşması (ATC)'nin uygulaması çerçevesinde Gümrük tarifelerinin indirilmesi münavebe esasına uymamakta üçüncü ülkelerin teknik ve tarife-dışı engelleri büyük bir dengesizlik yaratmaktadır.
Asya veya Latin Amerika'daki gelişmekte olan ülkelerin çoğu taahhüt ettikleri şartları yerine getirmemişlerdir. (Fikri mülkiyet haklarının korunması, gümrük değerleme kodu, tarife-dışı engellerin kaldırılması, gümrük vergilerinin indirilmesi...)
• Hindistan ve Brezilya fiili tarife oranlannı %40 veya daha üstüne çıkarmak için, çoğu DTÖ kurallarına uymayan, çeşitli vergi ve diğer harçlar uygulamaktadırlar.
• Bangladeş, Brezilya, Çin, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Tayland tekstil ithalatında ödenen net tarifeyi yükseltmek amacıyla tekstil ithalatının bildirilen değerini yeniden değerlendirmek için gümrük prosedürleri uygulamaktadır.


Yüksek gümrük tarifeleri ve tarife dışı engeller hakkında bu ve diğer aynntılar ATMI (Amerikan Tekstil İmalatçıları Kurumu) tarafından hazırlanmış olan "Promises Unkept" (Yerine Getirilmeyen Vaatler) raporunda belirtilmektedir.


Bu durum, ülkeleri ve sanayileri, diğer DTÖ üyeleri tarafından uygulanan tarife dışı engellere karşı ihtilafların çözüm Kurumuna müracaat etmeye zorlamaktadır. Ancak bu müracaatlar çözümsüz kalmakta ve DTÖ başlangıcında kapalı olan bütün büyük pazarlar bugün halen kapalı bulunmaktadır.


DTÖ'ye göre sektörde tarife ve korumalar
Tekstilde

• AB ortalama tarif: %9
• Arjantin, Brezilya, Pakistan veya Tayland: % 20-25 arası
• Hindistan%39 Konfeksiyonda

• Pakistan: % 34
• Tayland, Hindistan: % 40


Haksız ticareti ortadan kaldırmak ve haksız rekabet ortamını engellemek için Türk tekstil sanayiinin AB'den beklentileri vardır
Liberalizasyonun yararlarının gelişmekte olan ülkelere de yaygınlaşmasına önem vermekle beraber, Türk Tekstil sektörü Yeni Raundun Bakanlar Deklarasyonu taslağında yer alan "less than full reciprocity" (tam karşılıklılıktan daha az) önerisi hakkında endişeler taşımaktadır. AB'nin bu "tam karşılıklılıktan daha az" yaklaşımı Türkiye'nin ve diğer AB'ye aday ülkelerin milli ve ekonomik menfaatlerinin zararına olduğundan, müzakerelerin bu politika ile sürdürülmemesi istenmiştir.


• Tekstil ve konfeksiyonla ilgili tarifeler daha fazla indirilmemelidir, ve üçüncü ülkelerle tam karşılıklılık ve simetrik tarifeler sağlanmadıkça, AB tekstil konfeksiyon sektöründe daha fazla ödün vermemelidir.
• AB Tekstil ve Konfeksiyon Tarifeleri, üçüncü ülkelerle eşit ve adil ticaret için, tüm kategorilerde simetrik olmalı ve en azından ABD seviyesine çıkarılmalıdır.
• Yeni Raund çalışmasının bir parçası olarak tüm tarife dışı engellerin kaldırılması talep edilmelidir, eğer bu başarılamazsa, AB tarafından, benzeri tarife dışı engeller gecikme olmaksızın uygulanmalıdır.
• AB'li tekstil ve konfeksiyon yatırımcılarının Türkiye'de yatırım ve/veya ortaklıklar yapması amacıyla yeterli ve önemli ölçüde direkt ve endirekt yatırım ve vergi teşvikleri sağlamalıdır.
• Türkiye AB'nin başlıca mali programlarından yararlanmamaktadır ve diğer adayların aksine AB'ye üyelik takvimi belli değildir. Türkiye'nin bu istisnai durumunun, sürdürülebilir bir dış ticaret politikası ile bağdaşmadığı çok açıktır.
• AB, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği yükümlülüklerinin bir parçası olarak, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika (Pan Avrupa Akdeniz alanı) ülkeleri ile yaptığı iki taraflı serbest ticaret müzakerelerinde Türkiye'yi otomatik olarak bu anlaşmalara dahil etmelidir. Ayrıca AB, Fas, Tunus ve diğer Pan Avrupa ülkelerini, Türkiye ile benzer serbest ticaret anlaşmalarını 2002 yılının birinci çeyreğinde sonuçlandırmaya zorunlu kılmalı ve ikna etmelidir.


Doha konferansının eşit şartlarda ticaret için yeni bir fırsat olması umulmaktadır
DTÖ'nün Doha Konferansı ve ondan sonra AB ve Türk yetkililerinin toplantıları bu haksız ticaret uygulamalarının unsurlarını - çok düşük fiyatlı ithalat, trafik sapmaları, tarife dışı engeller, simetrik olmayan gümrük tarifeleri, devlet teşvikleri, v.b. - düzeltmek için bir fırsat sunmaktadır.


Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası, bu Yeni Raundun, AB'nin, üçüncü ülkelerin haksız ticaret uygulamaları karşısında, Türkiye'nin ve yeni AB adaylarının ekonomik ve sosyal menfaatlerini de kollaması için bir fırsat oluşturmasını beklemektedir.