Türkiye’de Sanayi 4.0’ın öncü gücü tekstil

Almanya’da devreye giren Endüstri 4.0 devrimine dahil olmak isteyen Türk tekstil sektörü, altyapı hazırlıklarını sürdürüyor.

İnternette beğendiğiniz bir ayakkabının, istediğiniz renk ve desende, aynı gün üretilip size ulaştırıldığını düşünün. Şimdilik hayal gibi gelen bu uygulama, Endüstri 4.0 devrimine geçen Almanya’da devreye girdi bile. Altyapı hazırlıklarını sürdüren Türk tekstilcisi de bu akıma dahil olmaya hazırlanıyor.

Endüstri 4.0 nedir?
Endüstri 4.0, Alman hükümetinin imalat gibi geleneksel sanayiyi bilgisayarlaşma yönünde teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatması projesi olarak tanımlanıyor. Bu yeni endüstrideki amaç; uyum, kaynak verimliliği ve ergonominin hem müşteriler hem de iş-değer sürecinde iş ortaklarının entegrasyonunu karakterize etmek. İlk sanayi devrimi su ve buhar gücü ile üretim mekanizmasının üzerine kuruluyken, onu ikinci sanayi devrimi olan elektrik enerjisi yardımı izledi. Daha sonrasında ise üçüncü sanayi devrimi olan dijital devrim gerçekleşerek elektronik kullanımı arttı. Sırada 4’üncü Sanayi Devrimi var.

20 yıl içinde uygulanacak
Endüstri 4.0’ terimi ilk olarak 2011 yılında Hannover Fuarı’nda kullanıldı. Ekim 2012 yılında ise Robert Bosch GmbH ve Kagermann çalışma grubu oluşturarak hazırladıkları 4’üncü Sanayi Devrimi öneri dosyasını Alman federal hükümetine sundu. 8 Nisan 2013 tarihinde Hannover Fuarı’nda ise çalışma grubu Endüstri 4.0 nihai raporunu sundu. Uzmanlara göre teknolojik temeller siber-fiziksel sistemler ve internet ağını barındıran Endüstri 4.0, 10 ile 20 yıl içinde entegrasyonunu tamamlayarak firmalar tarafından uygulanabilir hale gelecek.
Türkiye’de inovasyon ve yeniliklerin öncüsü tekstil sektörü, şimdi de tüm dünyayı kasıp kavuran Endüstri 4.0 devrimine hazırlanıyor. Düşünün ki bir mağazada istediğiniz elbisenin rengi yok. Ve siz elbiseyi hemen istiyorsunuz. Endüstri 4.0 ile fabrika gibi çalışan mağazalar sayesinde elbise o anda üretilebilecek. Kulağa uçuk gelen bu uygulama, Almanya’da uygulanmaya başladı. Tekstilde dünya devleri arasında yer alan Türkiye’nin bu sisteme entegre olması ise global tekstil piyasasındaki yerini alması için büyük önem taşıyor.
Dünya, bilişim teknolojileriyle endüstriyi bir araya getirecek yeni bir sanayi devriminin eşiğinde… Yeryüzündeki tüm cihazların birbiriyle bilgi ve veri alışverişi içinde olduğu, akıllı fabrikaların insanlardan neredeyse bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ederek üretim yapabilecekleri bu yeni çağın adı, 4’üncü Sanayi Devrimi, nam-ı diğer Endüstri 4.0.
Almanya’nın öncülük ettiği Endüstri 4.0 ile üretim süresi, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı minimuma inecek, üretim miktarı ve kalitesi ise katlanarak artacak. Küresel kaynakların nüfusu beslemekte yetersiz kaldığı, su ve enerji kaynaklarının geleceğinin sorgulandığı bu yeni dönemde, bütün ülkeler verimli üretim yöntemlerine geçmek için yarış halinde. Çünkü Endüstri 4.0’ı uygulamaya geçiren ülkeler, üretimde verimliliği artırıp esnek bir yapıya kavuşur kavuşmaz rakiplerine fark atar hale gelecek.

Türkiye ‘ben de varım’ diyecek
Cumhuriyetin 100’üncü kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmak, dünya ticaretinden yüzde 1.5 pay almak, 500 milyar dolar ihracat yapmak hedefleriyle yoluna devam eden Türkiye, buraya ulaşmak için 4’üncü Sanayi Devrimi’ni ıskalamak istemiyor. Bu nedenle işadamından ihracatçısına ve bürokratına kadar tüm kesimlerde bir inovasyon ve katma değerli üretim yarışı başlamış durumda. Türk tekstil ve hazır giyim sektörü de Sanayi 4.0’da öncü rol oynamayı hedefliyor.
Ürettiği katma değer, net ihracat, döviz kazanımı ve istihdam açısından Türkiye’nin en önemli sektörlerinin başında gelen tekstil ve hazır giyim sektörü, gelecekte de ülke ekonomisi için önemini koruyacak gibi görünüyor. Araştırmalara göre, Türk tekstil ve hazır giyim sektörü 2013 yılında 64.8 milyar TL’lik doğrudan brüt katma değer üretti. Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 10’unu tek başına üreten sektör, her yıl verdiği 15 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla Türkiye’nin cari dengesine de önemli katkıda bulunuyor. Sektör, benimseyeceği tasarım ve teknoloji odaklı yeni iş modeliyle 2023 yılında 80 milyar dolarlık ihracat hacmine de imza atmayı hedefliyor. Peki, tekstil sektörünün 4’üncü Sanayi Devrimi’ne geçişi nasıl sağlanacak? Sektör bunu önümüzdeki dönemde katma değeri yüksek, yenilikçi, bilgi ve ileri teknoloji içeren ürünlerini piyasaya sunarak başarmayı planlıyor.

Tekstildeki İlk Ar-Ge Merkezi
Tekstil sektörünün bu hedeflere ulaşmasında geçtiğimiz ekim ayında Halkalı’da açılan İstanbul Tekstil Araştırma-Geliştirme ve Eğitim A.Ş.’nin (İTA) büyük rol oynaması bekleniyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle’nin öncülüğünü yaptığı İTA, Türkiye’nin tekstil sektöründeki ilk Ar-Ge-inovasyon merkezi olma özelliğini taşıyor. Geliştirdiği katma değerli ürün ve hizmetleriyle yıllık geliri Almanya’nın Aachen şehrini bile geride bırakan RWTH Aachen Üniversitesi ve Tekstil Teknoloji Enstitüsü’nden Türkiye’ye know-how transferi yapacak merkez, ikili işbirliği imkânlarını da sağlayacak.
Almanya’daki enstitü 110 bilim adamı, 65 teknisyen, 200 lisans öğrencisi araştırma asistanı, 50 tekstil mühendisi öğrencisi, 250 tekstil makinesi ve test sistemiyle Aachen şehrinde faaliyetlerine devam ediyor. Türkiye’deki İTA ise, 5 bilim adamı, 7 teknisyenle başladığı bilim yolculuğuna 5 yıl içerisinde 30 bilim adamı, 15 teknisyen ve 90 tekstil makinesi ve test sistemine ulaşarak devam edecek.
Proje ile Almanya’da yetişmiş genç Türk bilim insanlarının Türkiye’ye dönüşlerinin sağlanması, ayrıca bu bilim insanlarının Türk araştırmacılarına ileri teknoloji proje planlama ve uygulama konusunda önderlik edebilecekleri ortam sağlanması hedefleniyor.

İTHİB: “Oyunun dışında kalma lüksümüz yok”
İTHİB Başkanı İsmail Gülle, Sanayi 4.0’ın Türkiye’nin düşük katma değerli üretimdeki kısır döngüsünü kırabilmesi için önemli bir fırsat olduğunu ifade ediyor. Orta Gelir Tuzağı’na düşen Türkiye’nin Endüstri 4.0’a geçerek bu döngüyü kırabileceğine dikkat çeken Gülle, yenilikçi üretim anlayışıyla daha yüksek birim fiyatlar ve katma değerli ihracatla büyüme sağlanacağına işaret ediyor. Gülle, “Dünyanın yeni bir sanayi devrimine geçtiği bu süreçte oyunun dışında kalma lüksümüz yok. Türkiye’nin lokomotif sektörü olan tekstil sektörü birçok alanda öncü olarak ilkleri başardığı gibi, Sanayi 4.0’a attığı bu kapsamlı adımla da öncü olarak hareket edecek ve ülkemiz ekonomisini kalkındıracak” diyor. İTA projesinin de bu dönüşümü sağlamada önayak olacağını vurgulayan Gülle, bu merkezle Türkiye’yi dünyadaki değişim ve dönüşümü anlayarak üretim yapan bir merkez haline getirebileceklerine dikkat çekiyor.

İTA: Teknik tekstil gelenekselle harmanlanacak
Türk tekstil sektörünün Endüstri 4.0 dönüşümünde önemli rol oynayacak isimlerden biri de şüphesiz İTA Genel Müdürü Bayram Aslan. Almanya’da doğup büyüyen Türk asıllı makine mühendisi Aslan, Türkiye’nin tekstil sektöründeki büyük potansiyeline rağmen bunu kullanamadığına dikkat çekiyor. Bayram Aslan, “Türkiye geleneksel tekstil alanında dünyada ön sıralarda yer alan üretim kapasitesine sahip. Avrupa’da da çok büyük bir payları var. Ama giyim, kıyafet, ev tekstili, halı, perde gibi geleneksel alanlarda faaliyet gösteriyoruz. İTA’nın vizyonu ise geleneksel tekstil üretimini sağlayan Türk tekstilcilerin Endüstri 4.0 dönüşümünü sağlamak. Teknik tekstili geleneksel tekstille harmanlamak” diyor.

Sürümden kazanma devri bitti
İTA İstanbul’un, ITA Aachen’in tekstil makineleri, sentetik elyaflar, kompozit malzemeler ve medikal/tıbbi tekstiller alanındaki yetkinliklerini transfer ederek ulaşım, yapı ve mesken, enerji, sağlık ve bilgi ve iletişim teknolojileri sektörlerine elyaf bazlı çözümler sunacağını kaydeden Aslan, “Dünya genelindeki malzemelerin yüzde 10’u elyaf bazlı. Bu ürün, geleneksel tüketici ürünlerine ek olarak, hazır giyim, halı, döşemelik, yatak takımı, araç lastiği, otomotiv sacı, araba şasisi ve banyo eşyalarından spor malzemelerine kadar çok çeşitli alanlarda kullanım olanağı sunuyor. Örneğin; tekstilde siparişlerin 10’da 1’e düştüğünü görüyoruz. Artık sürümden kazanma dönemi bitti, kişiye özel nitelikli ve yüksek katma değerli üretim dönemindeyiz. Almanya bu konuda dönüşümünü sağlamış durumda. Şimdi sıra Türkiye’de” şeklinde konuşuyor.

Bir günde ayakkabı üreten fabrika mağazalar
Aynı zamanda Aachen Üniversitesi MBA Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. Aslan’ın tekstil sektöründeki Endüstri 4.0 uygulamalarına verdiği örnekler, Almanya’nın bu konuda ne kadar ilerlediğini ortaya koyuyor. Endüstri 4.0’a ciddi önem veren firmaların başında yer alan Adidas, internetten verilen ayakkabı siparişini anında üretebilecek bir fabrikayı geçtiğimiz aylarda Almanya’da açtı. Aslan, “Adidas, tekstilde kişiye özel üretimde öncü bir firma. Almanya’da öyle bir fabrika kurdular ki, internetten ayakkabı siparişi veren müşterilere, aynı gün ayakkabıyı üretip gönderebilecek bir üretim prosesine ulaştılar. Gelecek yıllarda Berlin’de müşterinin istediği ürünü anında üretebilecek bir giyim mağazasının açılması planlanıyor. ‘Storefactory’ denilen bu mağazalara gidip, beğendiğiniz herhangi bir elbiseyi, istediğiniz rengi yoksa anında ürettirebileceksiniz” diyor.