Asgari ücret desteğine devam

Asgari ücret müzakerelerinin odak noktasında, 2018’de kesileceği açıklanan 100 TL’lik asgari ücret desteğinin devam edebilmesi vardı.

Hem işçi hem de işveren tarafı, zam miktarını etkileyebilen desteğin devamını talep edince, hükümet prim desteğini bu yıl da sürdürme kararı aldı. Asgari ücret ise yüzde 14.2 oranında arttı.

2017 yılında bin 404 lira olan asgari ücret 1 Ocak 2018’den itibaren yüzde 14.2 artışla brüt 2 bin 29 lira, net bin 603 lira oldu. İşçi ve işveren kesiminin istediği 100 lira asgari ücret desteği bu yıl da devam ediyor.
Doğrudan 6 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret için Asgari Ücret Tespit Komisyonu 1 Aralık 2017’den itibaren dört toplantı yaptı. 29 gün süren müzakere sürecinin ardından, işçilerin geçim koşulları ve 2018 yılı enflasyon hedefi gibi faktörler değerlendirilerek yeni asgari ücret belirlendi: Brüt 2 bin 29 TL, net bin 603 TL.
Buna göre; evli ve eşi çalışmayan asgari ücretli bir işçinin eline bin 633 TL, evli ve eşi çalışmayan bir çocuklu işçinin eline bin 656 TL, evli ve eşi çalışmayan iki çocuklu bir işçinin eline bin 679 TL, evli ve eşi çalışmayan üç çocuklu bir işçinin eline ise bin 709 TL geçiyor.
Asgari ücret, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39’uncu Maddesi gereğince iş sözleşmesi ile çalışan ve bu kanun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçiyi kapsıyor.

Talepler neydi?
Müzakere sürecinde işçi tarafını temsil eden Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) asgari ücretin 2018 yılında net bin 893 TL olmasını talep ederken, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) asgari ücret talebi net 2 bin 300 TL olarak açıklandı. Görüşmelerde işveren tarafını temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), “Türk-İş’in talebi Türkiye gerçeklerine uygun bir rakam değil” açıklamasını yaparak, yüzde 7 civarında bir zam önerdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ise “Fedakarlık bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Asgari ücret desteği
Müzakerelerin önemli bir gündem maddesi ise asgari ücret desteğinin kesilecek olmasıydı. Zira 2016 yılında asgari ücretin yüzde 30 artırılarak net bin 300 TL’ye çıkartılması üzerine, işverenin yükünü azaltmak amacıyla brüt 2 bin 550 TL ve altında ücret alan işçiler için aylık 100 TL destek sağlanmış; bu bağlamda 2016’da 7 milyar 27 milyon TL’lik ödeme gerçekleştirilmişti.
2017 yılı için de brüt 3 bin 300 TL ve altında ücret alan işçiler için 100 TL asgari ücret desteği verilmiş; ilk 8 ayda 6 milyar 565 milyon TL asgari ücret desteği ödenmişti.
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Sosyal Güvenlik Kanunu’na geçici maddeler ekleyerek yapılan asgari ücret desteğinin 1 Ocak 2018’den sonra verilmeyeceğini açıklamıştı.
Söz konusu desteğin kesilmesinin ücret maliyetlerini yüzde 6 artıracağı yorumları, 100 TL’lik bu desteği ücret pazarlığının odak noktasına oturttu.Görüşmeler sırasında hem Türk-İş hem de TİSK asgari ücrete yapılacak zam miktarını etkileme niteliğine sahip desteğin yeni yılda da devam etmesini talep etti. Neticede, talepleri değerlendiren hükümet, işverene asgari ücret desteğini 2018 yılında da devam ettirme kararı aldı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, istihdamı teşvik etmek için asgari ücrete işveren teşviki uyguladıklarının altını çizerek, “15 yılda asgari ücreti yaklaşık 9 kat artırmış olduk. Hiçbir zaman da enflasyonun altına düşürmedik” dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım da destek kararını, “İşverenlerimizin asgari ücret artışından dolayı işçi çıkarmaması için, zorluğa düşmemesi için prim desteği vereceğiz dedik. İşverene 2018’de de 100 lira her çalıştırdığı personel için destek verme kararı aldık” açıklamasında bulundu.
Ek istihdamın nedeni teşvikler...
TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, desteği işveren camiası olarak memnuniyetle karşıladıklarını söylerken, geçen yıl sağlanan ek istihdamda teşviklerin etkili olduğunu vurguladı.
Desteğin 10 milyon çalışan ile yaklaşık 1.5 milyon işvereni ilgilendirdiğini belirten Koç, “İşçi kesiminin, bu desteğin sadece toplu iş sözleşmesi uygulanan işyerlerine uygulanması yönünde talepleri olmuştu. Biz de toplu sözleşme olan işyerlerinde bu rakamın 113 lira olarak uygulanmasını istiyorduk ama iki talep de dikkate alınmadı. Mevcutta 100 liralık asgari ücret desteği tüm iş yerlerinde uygulanacak” dedi.

TOBB: “Destek, rekabet için önemli”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, asgari ücretin enflasyon oranında arttığını söyleyerek, destek primlerinin devam etmesinin de işveren açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Hisarcıklıoğlu, “Primlerin bu yıl da devam ediyor olmasından bizler çok memnunuz. Özel sektörün rekabet gücünün korunuyor olması lazım. Uluslararası arenada 160 milyar dolara çıkmış olan ihracatın gelecek yıl daha da artarak devam edebilmesi için rekabet gücümüzü koruyor olmamız lazım” diye konuştu.
DSO: “İşveren desteksiz omuzlayamaz”
Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci, işverenin asgari ücretin maliyetini desteksiz omuzlayamayacağını ifade etti.
Keçeci, “İki seneden beri asgari ücretin yükselişi iş dünyasını düşündürüyor. Sanayici olarak bizler, üretmek, ihracat yapmak ile ilgili bir takım hesapları yapmak zorundayız. 2015 yılında bir asgari ücretin işverene maliyeti 1496.36 TL iken bugün 2 bin 384.66 TL oldu. 3 yılda yüzde 59’luk bir artıştan bahsediyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de altını çizerek söylüyorum. İşçimizin aldığı parada gözümüz yok. Keşke bu rakamlar daha yukarı çekilebilse ve işverenlerin zorlanmadan verebildiği, işçilerimizin daha refah yaşayabildiği rakamlar konuşulsa. Ancak ne yazık ki ülke gerçeğimiz bu değil” dedi.

“Destek kazanılmış bir hak”
Çalışma hayatı uzmanı Namık Tan ise 100 liralık desteğin işverenlerin ücret maliyetini önemli ölçüde düşürdüğüne dikkati çekti.
Tan, “Bugün işverene maliyeti 2 bin 88 lira olan asgari ücrette 100 liralık destek önemli bir rakam. Bu desteğin varlığı, son iki yılda asgari ücret pazarlıklarını da etkiliyor. Bugün asgari ücret desteği kazanılmış bir hak olarak görülüyor” diye konuştu.