Bir tutam beyaz: Piece of White

04-11-2019

Rosie Huntington Whiteley, beyaz bir tulum giyip Instagram’da paylaştı ve Türk moda dünyasında en çok konuşulan haber haline geldi. Çünkü tulum bir Türk markası olan Piece of White’a aitti. İlhamını klasik beyaz parçalardan alan markanın kurucusu ve kreatif direktörü Zeynep Tansuğ ile bu heyecan verici haberin ardından, markanın doğuş hikâyesini, tasarımlarının neden zamansız olduğunu ve hedeflerini konuştuk.

Rosie Huntington Whiteley’nin, Piece of White tulumuyla Instagram fotoğrafı paylaşması markanızı bir anda gündeme getirdi. Sizi kendisi mi keşfetti, yoksa bu bir sponsorluk işi miydi?
Rosie Huntington Whiteley’nin ürünümüzü giyip, Instagram hesabından paylaşması, benim ve bu markaya emeği geçen herkes için gurur ve heyecan vericiydi. Rosie, bize kendisi ulaştı. Severek takip ettiği bir ‘blogger’ın üzerinde bizim bir ürünümüzü görüp çok beğendiğini ve buna nasıl, nereden ulaşabileceğini sordu. Biz de beğendiği modellerin fotoğraflarını göndermesini ve ona hediye etmek istediğimizi söyledik. Ürünler kendisine ulaştıktan kısa süre sonra da giyip, sosyal medyada paylaştı. Yani herhangi bir sponsorluk yok; ama “Markam adına en heyecan duyduğum ve benim için en nefes kesen anlardan biriydi” diyebilirim.
Adınızı bu haberle duyan çok kişi oldu ama markanız aslında iki yıl önce doğdu. Siz de son zamanlarda karşımıza çıkan pek çok iyi markanın yaratıcısı gibi kurumsal hayattan geliyorsunuz. Piece of White fikri ortaya nasıl çıktı, nasıl gelişti? Kurumsal hayattan moda sektörüne geçişiniz nasıl oldu?
Çalışma hayatımın ilk yedi senesi tamamen farklı bir sektörde geçti. Önde gelen hızlı tüketim ürünleri şirketlerinden birinin pazarlama bölümünde marka yöneticiliği yaptım. Bunun bana marka kurma sürecindeki faydası çok büyük.
Ama bu sektöre duyulan ilgi, çocukluktan kendini belli ediyor bence. Ben sürekli çizim yapan, kıyafetleri kesip biçmeye meraklı bir çocuktum. Bununla ilgili şeyler yapmak da uzun süredir hayalimdi. Doğum iznine ayrıldığım dönemde kendimle baş başa kalınca, yıllardır kurduğum hayalin peşinden gitmeye karar verdim. “Hayatımdaki en büyük değişimi yaşadığım bu büyülü dönemin ilhamından güç alarak yarattım” diyebilirim. İnanılmaz bir sevgi, heyecan, inanç ve pozitif destek vardı arkasında, benim en büyük şansım buydu bence.

Piece of White kadını
Markanın kreatif direktörü olarak görünüyorsunuz, tasarımlar da size mi ait? Nasıl bir çalışma ortamınız ve ekibiniz var?
Evet tasarımlar bana ait. Benim bu alanda herhangi bir eğitimim yok. İşletme ve Sosyoloji mezunuyum ama dediğim gibi modaya ve çizmeye hep meraklıydım. Koleksiyondaki ürün modellerini ortaya çıkarma sürecimiz, ustalarımızla üzerinde en çok çalıştığımız kısım. Ekip, her işte olduğu gibi bu işte de başarılı olabilmek için en önemli faktör. Ortaya çıkan, tamamen ekip işi ve bir arada uyumla çalışmanın sonucu. Ben tasarımları hayal ediyorum, çiziyorum, dünyanın farklı yerlerinden en üstün kalitedeki kumaşları bulmaya çalışıyorum ama işin en önemli kısımlarından biri senelerin deneyimiyle, ustalığıyla yapılan butik işçilik.
Birlikte çalışmaktan büyük keyif aldığımız iş ortaklarımız ve kendi ekibimiz olmak üzere kalabalık bir ekibiz. Tüm süreçlerde de emeği geçen herkes, ‘bizim ekibimiz’ diyebilirim.
Beyaz gömleksiz erkek de kadın da yoktur. Onu bu kadar kıymetli ve vazgeçilmez kılan sizce ne?
Sezonun trendlerinden etkilenmemesi ve yıllarca, her sezon dolabınızda saklayabileceğiniz zamansız bir parça olması bence en güzel özelliği. Bu sayede, stili birbirinden çok farklı kadın gruplarına hitap edebiliyor. Yani aslında giyen kişinin giyiş tarzı, kişiliği, kombinleme şekli ile her bir parça o kişinin karakterini sahipleniyor.
Piece of White kadınını nasıl tanımlarsınız?
Öz güvenli ve ne istediğini bilen, sezon trendlerinin etkisinde çok kalmayan, giydiği parçayı kendi tarzı ve stiliyle ortaya koyan kadın diye özetleyebilirim. Her bir parça, aslında onu giyen Piece of White kadının karakterini ve tarzını sahipleniyor.

Koton, ipek ve keten ağırlıklı
Tasarımlarınızda kumaş seçiminizi nasıl, neye göre yapıyorsunuz? Nerelerden tedarik ediyorsunuz?
Ağırlıklı koton, ipek ve keten çalışıyoruz. Tabii ki zaman zaman limitli olarak farklı kumaş türleri kullanabiliyoruz. Farklılık yaratarak koleksiyona heyecan getiren çok ilgi çekici kumaşlarla karşılaşabiliyorum. Mesela en son koleksiyonda Vietnam’dan iki kumaş aldım; değişik bir ham ipek ve şantuk ipek. Seçim yaparken kumaşların doğal olmasına özen gösteriyorum. Genelde koton ve ipek modellerde tasarımı önceden çizmiş oluyorum ama karşıma değişik bir kumaş çıktığında, onun nasıl bir tasarıma dönüşeceğini hayal ediyorum. “Kumaşın hissinden ilham alıyorum” diyebilirim. Kumaşı, gezdiğim gördüğüm farklı bir yerden tedarik ediyorsam, tasarımı yaratırken o bölgeden de mutlaka bir şekilde etkileniyorum. Kumaşların büyük kısmını Türkiye’de birlikte çalıştığım kumaşçılardan tedarik ediyorum. Son iki senedir Vietnam’da yaşadığım için bir kısmını da Asya’dan tedarik ediyorum.
Fiyatlarınıza baktığımızda ortalamanın üzerinde olduğunu görüyoruz, bu tür butik markalarda fiyatı belirleyen ana unsurlar ne oluyor?
Üstün kalitedeki butik işçilik bence en büyük unsur. Günümüzde tekstil, çok hızlı ilerleyen bir pazar. Büyük tekstil firmaları ve sosyal medyanın son senelerdeki gücü tüketim sürecini o kadar hızlandırdı ki… Bu yüzden klasik ve zamansız parçalar kesinlikle gün geçtikçe önem kazanıyor, özellikle de kaliteli kumaş ve isçilik ile ortaya çıkıyorsa. Biz, kadınlara senelerce gardırobunda görmekten hiç sıkılmayacakları ve kalitesini uzun süre koruyabilecek zamansız parçalar sunmayı hedefliyoruz. Bu çalışma şekli ve butik üretim süreci tabii ki çok yüksek maliyetli oluyor. Fiyatlar, hem maliyet hem de markanın konumlandırılması ile belirleniyor.

Beyaz gömlek en çok kime yakışıyor?
Şimdilik bir mağazanız ve internet satışınız var, ileriye dönük yeni hedefleriniz neler?
Aslında ilk günden beri hedefimiz yurt dışında da büyümek. Markanın kimyasının buna çok uygun olduğuna inanıyorum; aynı anda birçok farklı pazara hitap eden koleksiyonlara sahip. 2019 yılı başında Orta Doğu pazarına ihracata başladık. Bundan sonrası için yaptığımız yatırımlar ve planlar da tamamen yeni pazarlara açılmaya yönelik olarak devam ediyor.
Beyaz gömleği (ve ona bağlı tasarımları) çok yakıştırdığınız, idol gibi gördüğünüz biri var mı?
Prenses Diana, beyaz gömleği en çok yakıştırdığım ve stilini hâlâ çok beğendiğim, ilham aldığım bir isim. Spor giyindiği zaman geniş kalıplı, maskülen, klasik kesim beyaz gömlekleri, daha resmi giyindiğinde ise yine beyaz ipek vatkalı bluzları canlanıyor gözümde.
Dünya ünlülerine Türk markalarını daha çok ulaştırma konusunda ne yapılmalı?
Bence Türk tasarımcılar, moda sektöründe ciddi bir yeni pazar oluşturdu ve her bir yeni tasarımcı bu sektörün büyümesine büyük fayda sağlıyor. Özellikle son zamanlarda yurt dışına açılan Türk markaların olması inanılmaz gurur verici. Eminim bu sayı, birbirimize verdiğimiz destekle önümüzdeki senelerde daha da artacak.


Diğer Haberler