DAVOS 2024’ten ne öğrendik?

06-05-2024

Dünya liderleri ve iş dünyasının önde gelen yöneticileri, 15-19 Ocak 2024 tarihleri arasında İsviçre’nin Davos kasabasında buluşarak Dünya Ekonomik Forumu’na katıldı. Yapay zekânın getirdiği fırsatlar ve yarattığı tehditler, iklim değişikliği ve buna bağlı olarak enerji kaynakları, jeopolitik riskler, ekonomik belirsizlik bu yılki Forum’da en çok konuşulan başlıklar oldu.

Küresel liderler, 54’üncü Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yıllık toplantısında güveni yeniden inşa etmek, yeni fikirler üretmek ve karşılaşılan zorluklara çözüm getirmek amacıyla ortaklıklar oluşturmak için bir araya geldi.

Yapay zekâdan iklim değişikliğine, küresel büyümeden dünyanın dört bir yanında süren çatışmalara pek çok konuda nasıl ilerleme sağlanabileceği masaya yatırıldı.

Bu yıl Davos’ta bir araya gelen 350 devlet ve hükümet başkanı ile bakanın da aralarında bulunduğu toplam 3 bin katılımcının yaklaşık yüzde 28’i kadındı. Forum adına yapılan açıklamada, “Bu yıl, toplantının 54 yıllık tarihinde önemli bir dönüm noktası yaşanıyor; Davos’ta 800’den fazla kadını ağırlıyoruz; bu, kayıtlarımızdaki en yüksek sayıdır” denildi.

Yapay zekâ

Davos’a bu yıl yapay zekâ damgasını vurdu. Konuya ilişkin konuşmalar tüm toplantı odalarına ve panellere yayıldı. Fırsatlar ve olası tehditler, karşılaşılabilecek zorluklar masaya yatırıldı. Örneğin bilimsel keşifleri hızlandırma potansiyeli netti. Ancak hem kamu hem de özel sektörden yapay zekânın yönetişim ve düzenleme alanlarındaki faydalarının adil şekilde dağıtılması yönünde çağrılar da geldi.

Konuşmacılar düzenlemelere küresel bir yaklaşım çağrısında bulundu ve herkesin teknolojinin geliştirilmesine dahil olması gerektiğini çünkü yapay zekânın birbirimize dair anlayışımızın yerini almayacağını söyledi.

Çin Başbakanı Li Qiang, yapay zekâya dair güvenlik risklerini dile getirdi. Konuşmalar, gelişen teknolojinin nasıl düzenleneceğini ve bilimsel keşiflere nasıl uygulanacağını içerse de, bundan nasıl para kazanılacağı sorusu da unutulmadı. Cloudflare (NET.N) CEO’su Matthew Prince herkesin yapay zekâ ile yapılabilecekleri konuşup, heyecanlandığını gündeme getirdi ve sordu: “Peki ama para nerede?”

Belirsiz ekonomik görünüm

Tüketim, ticaret kalıpları, borç, enflasyonun gerilemeye devam edip etmeyeceği, jeopolitik riskler gibi konular masadaydı.

Konuşmacılar geçen yıla göre bir iyileşme olduğunu gündeme getirse de, öngörü yapmanın zor olduğu bir dönemden geçtiğimizin de altı çizildi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, “Normal olmayan bir sürece ilerliyoruz” dedi.

Küresel bankaların yöneticileri de artan nakliye maliyetleri ve petrol fiyatlarındaki artış olasılığından kaynaklanan enflasyonist baskılar konusunda uyarıda bulundu. Banka yöneticileri, piyasanın faiz indirimlerini yanlış fiyatladığından ve jeopolitik risklerin dalgalanmaya neden olabileceğinden korkuyor.

UBS Varlık Yönetimi Başkanı ve Grup İcra Kurulu Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Suni Harford 2024 için ‘büyük bir yıl’ ifadesini kullandı ve “Genel olarak dünya çapında birçok seçim var. Bu da mali teşvikin dünya çapında ele alınma şeklini potansiyel olarak değiştirebilir” dedi.

İklim değişikliğiyle mücadele ve yeni enerji sistemleri

Davos konuşmacılarının en önemli gündem maddelerinden biri de iklim değişikliği ve buna bağlı olarak yeni enerji sistemleri inşa etme yolunda atılabilecek adımlardı.  ‘Varoluşsal bir iklim krizimiz’ olduğu vurgusunu yapan konuşmacılar “Bizi kurtaracak tek şey acilen hareket geçmek” mesajını sıklıkla verdi. 

20 yıldan uzun süre IKEA’yı yöneten, halen Ingka Group CEO’su olan Jesper Brodin, gelecekteki iş modellerini doğanın ve kaynakların tükenmesi üzerine kurmaya devam edemeyeceğimizi vurguladı. Brodin eskisi gibi devam eden şirketlerinin geleceğinin olmadığını söyledi.

Bu, enerji sistemi bağlamında Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un da dile getirdiği bir durumdu. Birol, “Enerji verimliliğine yeterince önem vermeyen şirketlerin rekabet gücü azalacak” dedi.

Ajans Başkanı, bunun sadece iş dünyası için değil, aynı zamanda tüketicileri yüksek faturalardan korumak, enerji güvenliğini artırmak ve çevresel ayak izlerini azaltmak için de önemli olduğunu açıkladı.

Konuşmacılar bu adımların atılabilmesi için finans kaynağı gerektiğinin de altını çizdi.

Enerji ayağında birçok panel fosil yakıtların sona ermesine odaklanırken, Aramco’nun başkanı Reuters’a yaptığı açıklamada petrol talebinin zirveyi görmesine henüz vakit olduğunu söyledi. Davos’taki enerji yöneticilerinin sayısı geçmiş yıllara göre daha azdı. Shell, TotalEnergies ve Aramco’nun petrol yetkililerinin tedarikçisi oldukları endüstrilerin karbondan arındırılmasına nasıl yardımcı olabileceklerini tartışmak üzere bir araya geldikleri belirtildi.

Ortadoğu için çözüm yok

WEF gündemine hakim olan konulardan biri Gazze’ydi. Katar Maliye Bakanı, savaşın tüm bölgenin ekonomisini yavaşlattığını söyledi. Filistin Yatırım Fonu başkanı ise yalnızca Gazze’deki evlerin yeniden inşası için en az 15 milyar dolara ihtiyaç duyulacağı öngörüsünde bulundu. Arap devletleri, kalıcı bir barış sağlanmadıkça yeniden inşaya fon sağlamayacaklarını bildirdi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan WEF panelinde verdiği demeçte, “Bölgesel barışın İsrail için barışı da içerdiği konusunda hemfikiriz, ancak bu yalnızca Filistinliler için bir Filistin devleti aracılığıyla barış yoluyla gerçekleşebilir” diye konuştu.

Kızıldeniz’deki saldırılar

Lojistik devi DP World, Yemen’deki İran yanlısı Husi grubunun Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırılarını gündeme getirdi. Şirket yetkilileri bu saldırıların, Asya’dan Avrupa’ya giden malların maliyetini çok daha fazla artıracağını belirtirken, Davos’taki CEO’lar alternatif tedarik yolları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Yemen Başkan Yardımcısı ve İran Dışişleri Bakanı ise İsrail, Gazze’deki savaşı sonlandırıncaya kadar Kızıldeniz’deki saldırıların durmayacağını söyledi. Petrol devi Saudi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser konuyla ilgili olarak “Kısa vadede tankerler işe yarayabilir ancak uzun vadede sorun yaşanabilir” dedi.

Çin’e ilgi canlanır mı?

Yatırımcıların pandemi ve sonrasında Çin’e karşı azalan ilgileri yeniden canlanır mı? Forum’da gündemde olan konulardan biri de buydu. Çin Başbakanı Li Qiang, Davos’ta Çin ekonomisinin ticarete açık olduğunu söyledi ve yabancı yatırım potansiyelini vurguladı. Ancak yatırımcılar, salgın sonrası toparlanmanın yavaş olması ve ABD ile yaşanan gerilimler nedeniyle temkinliydi. Li ile kapalı bir öğle yemeğinin ne kadar yararlı olduğu sorulduğunda, bir CEO “orta” diyerek Çin’e karşı duyulan şüphelerin tam olarak giderilemediğine gönderme yaptı. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon ise Li’nin öğle yemeğinden sonra “Karşılıklı bir görüşme olmasına sevindim” diyerek, daha ılımlı bir hava çizdi.

Kaynak: Reuters www.weforum.org


Diğer Haberler